CHP ve Demokratik Yeniden Yapılanma: Terör, Etik ve Siyasi Sorumluluk Perspektifi

Oslo, 21 Kasım 2025

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye’nin modernleşme sürecinde temel rol oynayan ve 6 Ok ilkelerine göre kurulmuş, cumhuriyeti ve devleti kuran bir siyasi aktördür. Ancak parti tarihsel olarak farklı ideolojik ve etnik grupların etkisi altında çeşitli krizlerle karşı karşıya kalmıştır. Günümüz siyasetinde CHP’nin demokratik ilkeler çerçevesinde kendi iç yapısını değerlendirmesi, toplumsal güven ve siyasi meşruiyet açısından kritik bir öneme sahiptir.

Terör örgütleri, etnikçi, gerici ve bölücü hareketler karşısında siyasi aktörlerin tutumu, devlet ve milletin güvenliği açısından belirleyici bir role sahiptir. Parti liderliğinin terör örgütlerine, gericiliğe ve etnikçiliğe boyun eğmeme kararı, demokratik sorumluluk ve hukukun üstünlüğü açısından örnek teşkil etmektedir. Bu karar, partinin kendi ideolojik çizgisine geri dönmesi, sadık kalması ve ulusal birliği savunan bir politika izlemesi anlamına gelmektedir.

Siyasi partilerin iç denetim ve muhakeme süreçleri ve bu unsurların partiden ihraçları, demokratik bir sistemin sürdürülebilirliği için elzemdir. CHP’ye sızan ve açık destek veren, etnikçi, gerici ve terör örgütü bağlantılı unsurların demokratik ve hukuki çerçevede değerlendirilmesi, partiye hem siyasi meşruiyet kazandıracak hem de toplumsal güveni artıracaktır.

Terör Karşısında Siyasi Sorumluluk

Siyasi partilerin demokratik sistemdeki temel sorumluluklarından biri, devletin güvenliğini ve milletin huzurunu tehdit eden unsurlara karşı durmaktır. Terör örgütleri karşısında kararlı duruş, partinin hukuki ve etik sorumluluğunun göstergesidir. CHP’nin bu bağlamda aldığı karar, demokratik hukuk devletine olan bağlılığını pekiştirmektedir.

CHP’ye sızan ve açık destek veren gerici, etnikçi ve terör örgütü bağlantılı unsurlar, partinin ideolojik bütünlüğünü zedelemekte ve toplumsal güveni sarsmaktadır. Bu bağlamda partinin iç muhakeme süreci, sadece siyasi bir gereklilik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğun bir parçasıdır.

Terör, gericilik ve etnikçilik karşısındaki kararlı duruş, partinin ulusal birliğe olan bağlılığını da güçlendirir. Böylece siyasi aktörler, hem partinin ideolojik bütünlüğünü korur hem de toplum nezdinde güven kazanır.

Dolayısıyla, terör karşısında, teröristin ayağına İmralı’ya gitmemek ve bunu reddetmek adına alınan karar, CHP’nin hem demokratik ilkelere sadık kalmasını hem de Atatürk ilkelerine uygun bir siyasi duruş sergilemesini sağlamaktadır. Bu, partinin yeniden yapılandırılmasında kritik bir adımdır.

İç Denetim ve Demokratik Yeniden Yapılanma

CHP’nin geleceği, partinin kendi iç yapısını demokratik ilkeler çerçevesinde denetlemesine bağlıdır. Parti içerisindeki CHP’ye sızan ve açık destek veren gerici, etnikçi, bölücü ve terör örgütü bağlantılı unsurların tespiti ve ihracı demokratik süreçlerle gerçekleştirilmelidir. Bu süreç hukuka uygun, şeffaf ve adil olmalıdır.

İç denetim mekanizmaları, partinin ideolojik bütünlüğünü korumasına ve toplumsal güveni güçlendirmesine hizmet eder. Bu mekanizmaların işlevsel olması, CHP’nin Atatürk ilkelerine uygun bir siyasal çizgiye yeniden dönmesini mümkün kılar.

Demokratik yeniden yapılanma, sadece bireysel tasfiyelerle sınırlı kalmamalıdır. Parti programı, yönetim anlayışı ve karar alma süreçleri, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulmalıdır. Parti içi demokrasi bu bakımdan çok önemlidir. Bu, partinin hem iç hem dış meşruiyetini güçlendirir.

Bu bağlamda, CHP’nin iç denetim ve muhakeme süreçlerini etkin biçimde işleterek yeniden yapılandırılması, partinin toplumsal güven ve siyasi meşruiyet kazanmasında temel bir adımdır.

Atatürk İlkeleri ve Siyasi Meşruiyet

CHP’nin Atatürk ilkelerine dönüşü, sadece ideolojik bir tercih değil, aynı zamanda siyasi meşruiyetin temeli olarak görülmelidir. Atatürk’ün laiklik, milliyetçilik, bağımsızlık yanlısı, üniterci, anti-emperyalist ve demokrasi anlayışı, partiye yol gösteren temel ilkelerdir.

Bu ilkelerin parti politikalarına yansıtılması, toplumsal barış ve siyasi istikrar açısından önemlidir. Partinin demokrasiye, hukuka ve ulusal birliğe olan bağlılığını pekiştirir.

Siyasi meşruiyet, sadece seçim başarılarıyla değil, aynı zamanda toplumun geniş kesimlerinin partiye duyduğu güvenle ölçülür. Atatürk ilkelerine uygun hareket eden bir CHP, toplumsal güveni artıracak ve halkın desteğini yeniden kazanacaktır; ve iktidar olabilecektir.

Kısaca, Atatürk ilkeleri, CHP’nin yeniden yapılanmasında hem ideolojik rehber hem de toplumsal meşruiyet aracı olarak kritik öneme sahiptir.

Sonuç

CHP’nin bugün gericilere, bölücülere, etnikçilere ve terör örgütlerine boyun eğmeme kararı, demokratik sorumluluk ve hukukun üstünlüğü açısından örnek teşkil etmektedir. Parti, bu duruşuyla hem ulusal birliği korumakta hem de toplumsal güveni güçlendirmektedir.

İç denetim ve muhakeme süreçlerinin etkin bir şekilde işletilmesi, CHP’ye sızan ve açık destek veren gerici, bölücü, etnikçi ve terör örgütü bağlantılı unsurların tespit edilmesine ve partinin demokratik yeniden yapılanmasını gerçekleştirmesine olanak sağlar. Bu süreç, sadece bireysel tasfiyelerle değil, parti programı ve yönetim anlayışının şeffaflaşmasıyla, kurumsal açıdan da desteklenmelidir.

Atatürk ilkelerine dönüş, CHP’nin toplumsal güven ve siyasi meşruiyet kazanmasında belirleyici bir adımdır. Bu ilkeler, partiye ideolojik rehberlik sağlarken, toplum nezdinde güvenilirliğini artırır.

Sonuç olarak, CHP’nin demokratik ilkeler çerçevesinde İmralı’ya gitmeme ve emperyalist plana dahil olmama ile ilgili olarak terör ve terörist karşısında kararlı duruş sergilemesi ve kendi iç yapısını temizlemesi, partinin hem Atatürk çizgisine dönmesini hem de halkın desteğini yeniden kazanmasını sağlayacaktır.

Ve bu süreçte CHP, aldığı bu önemli kararı pekiştirmek için Meclis’teki BOP/Barrack (Türkiye’yi parçalayıp federasyonlaştırma amacıyla kurulduğu iddia edilen) komisyonundan derhal çekilmelidir. Böyle bir adım, CHP’yi güçlendirecek ve millete yeniden umut verecektir.

Kaynakça

1. Zürcher, E. J. (2004). Turkey: A Modern History. I.B. Tauris.

2. Ahmad, F. (1993). The Making of Modern Turkey. Routledge.

3. Heper, M., & Güney, A. (2010). The State and Civil Society in Turkey. Routledge.

4. Mango, A. (2002). Atatürk: The Biography of the Founder of Modern Turkey. Overlook Press.

5. Yavuz, M. H. (2009). Secularism and Muslim Democracy in Turkey. Cambridge University Press.

6. Jenkins, G. (2001). Political Islam in Turkey: The Rise and Fall of the Welfare Party. Routledge.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir