Hilal Kaya ile Kahve Sohbeti: Müzik, İlham ve Yeni Projeler

Kopenhag 21 Kasım 2025

Danimarka’da yaşayan ses sanatçısı Hilal Kaya, yeni singeli “Harabe” ile yeniden müzik gündeminde. Hilal’in sesi bu kez biraz daha derin, biraz daha içten… “Harabe”, çok şey yaşadıktan sonra yeniden ayağa kalkmanın, kalbin tekrar atmaya başlamasının hikâyesi gibi.

Anadolu’nun duygusunu modern tınılarla birleştiren Hilal Kaya, hem sahnede hem de müziğinde samimiyetini kaybetmeden büyümeyi başarıyor.

Bu röportajda onun müzik yolculuğunu, “Harabe”nin ortaya çıkış sürecini ve Danimarka’dan yükselen bu güçlü sesin geleceğe dair planlarını konuşuyoruz.

Hilal, Danimarka’da müzikle ilgilenmeye nasıl başladığını merak ediyoruz. Türkiye kökenlerin bu yolculuğuna nasıl etki etti?

Hilal Kaya: Aslında ben çok uzun zamandır küçük özel partilerde gitar çalıp söylüyordum ama profesyonel anlamda ilk deneyimim 2014 yılında Haluk Levent ile olmuştu. 2018 yılında ise Danimarkalı grup Kalaha ile çalışmaya başladım. Türk müziğinin Avrupa’da festivallerde çok seviliyor olması, benim Danimarka’da Türkçe şarkı söylemem bu birlikteliği başlattı diyebilirim.

Kendini hem vokalist hem söz yazarı olarak tanımlıyorsun. Bu süreçte seni en çok motive eden şey neydi?

Hilal Kaya: Türkçe sözler yazıyorum. Aslında Danimarka’da doğdum büyüdüm ama duygularımı daha iyi ifade edebildiğim dil Türkçe. Daha edebi ve daha şiirsel geliyor. Sözlerimi genelde yaşanmışlıklardan veya yaptığım müziğin o an bana verdiği duygulardan yola çıkarak yazıyorum. Yıllardır her kategoriden şarkı söyledim ama şimdi en iyi yaptığımı ve insanların bana en çok yakıştırdığını düşündüğüm, geleneksel Türk müziği ve Anadolu’ya ait olan kök Türkçe müziğine yoğunlaştım.

Müziğinde Türkiye ve Danimarka geleneklerini harmanladığını görüyoruz. Bu sentezi yaratırken seni en çok etkileyen unsurlar nelerdi?

Hilal Kaya: Aslında bu doğal bir durum konumum gereği ama Türk müziğini Türkiye’den biri gibi söylemek ve Danimarka radyolarında Türkçe şarkıları çok doğru şekilde icra etmek benim için çok önemli. O yüzden sentez yapacaksam da iki tarafın da hakkını vermem gerekiyor diye düşünüyorum. Bu yüzden herhangi bir orkestra ile değil, Danimarka’da bulabileceğim en iyi orkestra ile çalışıyorum.

Kalaha ile yaptığın işbirliği çok konuşuldu. Bu deneyim senin müzik tarzını nasıl şekillendirdi?

Hilal Kaya: Kalaha ile yaptığımız müzik tamamen sınırsız bir anlayışa sahipti çünkü bütün grup elemanları caz müzisyenleriydi. Onlarla yaptığım işbirliği beni bildiğim bütün kalıpların dışına çıkardı. Müziğe bakış açım çok değişti; beni hem caz hem de dünya müziği evrenine attılar. Ayrıca Kalaha ile yeni müzikler yapmıyoruz ama hâlâ her yıl en az 5 konser veriyoruz.

2024’te “Perişan”, 2025’te “Sultan” adlı single’ların çıktı. Bu şarkıların arkasındaki hikâyeyi bizimle paylaşır mısın?

Hilal Kaya: Perişan ilk single çalışmam ve benim için çok önemli. Danimarka ulusal caz radyosunda 1 yılı aşkın süredir rotasyonda. Şarkı birine bağlanmanın, birine tamamen tutulmanın verebileceği ağır sonuçları anlatıyor. Çok sevmenin ve bağlanmanın da kişinin kendisine ne kadar zarar verebileceğini anlatıyor. Sultan ise Türkiye’de tanıdığım, bazı gereksinimleri olan özel bir kadını ele alıyor. Ege’de küçük bir ilçede annesiyle her düğüne gidip dans eden, onun dışında ise tamamen soyutlanmış bir hayat yaşayan bu kadın için yapmıştık. O şarkının hareketli olmasının sebebi de, şarkıyı Sultan dansına devam etsin diye yapmış olmamız.

Instagram paylaşımında #newmusic etiketiyle yeni bir proje sinyali verdin. Bu yeni çalışmandan biraz ipucu verir misin?

Hilal Kaya: Evet, 31 Ekim’de çıkmış oldu. Harabe benim 3. single çalışmam. Yine bizim toprağımızın değerlerinden olan arabesk tarzda söylediğim vokallerimi elektro bağlama, steel gitar gibi enstrümanlarla başka bir boyuta taşımaya çalıştık. Harabe, tesadüfen girdiğim terkedilmiş bir evden esinlenerek yazdığım bir şarkı. O evin tamamen çökmeye yüz tutmuş dış görünüşüyle, yepyeni duran iç kısmı beni başka şeyler düşünmeye itmşti. Ani bir terkediliş ve büyük bir hayal kırıklığı…

Şarkılarını yazarken ve beste yaparken nasıl bir süreç izliyorsun? Sözleri ve melodileri bir araya getirirken sana ilham veren bir ritüelin var mı?

Hilal Kaya: Genelde mırıldanarak melodiler buluyorum. Sonra bu melodilerin akorlarını çıkarıp gitarla çalıp kaydediyorum. Sonra ya yaşanmışlıklarıma ya da müziğin o an verdiği hisse yoğunlaşıyorum. Sözleri yazdıktan sonra da ekibimle gözden geçirip şarkının yolunu yaratmaya başlıyoruz.

Önümüzdeki dönemde Danimarka ve Türkiye’de dinleyicilerinle buluşmayı planladığın projeler var mı?

Hilal Kaya: Danimarka’da neredeyse bütün şehirlerde konser verdim; malum, Türkiye’den çok çok daha küçük bir ülke. Şimdi Türkiye’de konser verecek olmam benim için büyük bir lütuf. Ama bunu bir kez yapıp oldu bittiye getirmek istemiyorum.

Müzik kariyerinde ulaşmak istediğin bir hayal var mı?

Hilal Kaya: Evet, aslında var. En büyük hedefim Türkiye’den, yani Anadolu’nun köklerinden gelen müziği elimden geldiği kadar akustik bir şekilde çalıp söyleyerek bu müziğin Avrupa’daki temsilcilerinden biri olmak.

Müzik dışında seni mutlu eden, ilham veren diğer şeyler neler? Dinleyicilerine iletmek istediğin özel bir mesaj var mı?

Hilal Kaya: Ailemle vakit geçirmeyi çok seviyorum. Yoğun stres ve telaş arasında onlarla zaman geçirmek benim için en rahatlatıcı şey. Festivallere ve konserlere gitmeyi de çok seviyorum. Başka müzisyenleri dinlemek, o gün sahnede olmamak, ne giyeceğimin ya da nasıl görüneceğimin önemli olmaması bazen gerçekten eğlenceli oluyor.

Dinleyicilerden en çok şunu isteyebilirim: Hangi sanatçıyı seviyor ve beğeniyorlarsa, desteklerini onlardan esirgemesinler. Çünkü bir müzisyene o desteği hissettirmek, onun için en büyük motivasyon kaynağıdır.  

Şarkıda kusursuz uyumlarıyla davulda Søren Poulsen, bas gitarda Henrik Poulsen, elektro bağlamada Orhan Özgür Turan ve gitar ile klavyede Søren Bigum yer alıyor. Orhan Özgür’ün elektro bağlaması, Türk müziğinin en özgün seslerinden biri olarak şarkıya derinlik katarken; Søren Bigum akustik, steel ve elektro gitarın yanı sıra klavyelerle parçanın atmosferini genişletiyor ve şarkıyı dinleyiciye ulaştıran yolu döşüyor.Parçanın mastering’i ise Björn Engelmann tarafından yapıldı.

Kaya, şarkının hikâyesini şöyle özetliyor:

Harabe, çok şey yaşamış bir kalbin yeniden atmaya başladığı anda gelen ani bir terk edilişi anlatıyor.”

Hilal Kaya, bu yeni single’ın ardından Türkiye’deki ilk konserini 15 Kasım’da Zorlu PSM’deki MIX Festivalkapsamında verecek.

Danimarka’da yaşayan sanatçı, aynı zamanda Danish Music Awards 2025’te “Yılın En İyi Çıkış Yapan Sanatçısı” ve “Yılın En İyi Şarkısı” (eseri Sultan ile) kategorilerinde aday gösterildi. Ödül töreni 30 Kasım’da Kopenhag’daki Bremen Tiyatrosu’nda gerçekleşecek.

Hilal Kaya, Harabe ile hem Türkiye’de hem Avrupa’da müzik sahnesinde adından söz ettirmeye hazırlanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir