Sol Blokta Esen Rüzgâr: Enhedslisten, Frederiksen’i Artık İstemiyor

Kopenhag, 10 Aralık 2025

Sol blokta ilk kez bir parti, Sosyal Demokrat lideri başbakan adayı olarak işaret etmeyecek. Enhedslisten’in kararı, Danimarka siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.

Danimarka siyasetinde uzun süredir kimsenin dokunmadığı bir denge nihayet sarsıldı. Enhedslisten, tam otuz yıl sonra ilk kez, Mette Frederiksen’i başbakan adayı olarak işaret etmeyeceğini açıkladı. Parti sözcüsü Pelle Dragsted’in “Bu tabloyla Frederiksen’i işaret edemeyiz” sözleri, sadece bir politik mesaj değil; sol blok içinde derin bir kırılmanın habercisi.

Bu ifade “30 yıl sonra ilk kez” derken abartı değil, tam da gerçeğin kendisi. Çünkü Enhedslisten 1990’da kurulduğundan beri her seçimde, sol blokta birliği korumak adına Sosyal Demokrat lideri — kim olursa olsun — başbakan adayı olarak desteklemişti. Bu, bir tür yazısız kural haline gelmişti: Sol iktidar istiyorsan, en büyük sol partinin liderine işaret edersin. Ama artık o kural çöktü.

Frederiksen son yıllarda giderek daha çok bir “uluslararası kriz lideri” profiline mi bürünüyor? Ukrayna’ya gönderilen milyarlar, savunma bütçesindeki artışlar, Avrupa’daki diplomatik temaslar… Tüm bunlar, acaba ülke içindeki sosyal meselelere olan ilgiyi geri plana mı itti? Geleneksel sosyal demokrat seçmen, bu yeni yönelimi kendine biraz uzak mı buluyor?
Piopio.dk sitesindeki bir analizde “Frederiksen’in odağı artık sosyal refah değil, orta yol siyaseti” yorumu yer alırken, POV International da benzer bir tespitte bulunmuştu: “Frederiksen gergin; solun liderliği elinden kayıyor.”

Tüm bu tartışmaların ortasında, Enhedslisten’in son çıkışıyla gözler bir anda SF lideri Pia Olsen Dyhr’a çevrildi. SF, son dönemde istikrarlı biçimde yükseliyor. Yeşil politikaları, sosyal eşitlik vurgusu ve sessiz ama kararlı çizgisiyle parti, sanki yavaş yavaş S’nin bıraktığı boşluğu dolduruyor. Copenhagen Post’un son analizine göre “yeni bir sol liderlik doğabilir” fikri artık ciddi ciddi konuşuluyor.

Bu arada hükümetin de yaklaşan seçim havasını sezdiği açık. Son haftalarda peş peşe açıklanan “küçük hediyeler” dikkat çekiyor: kahveye KDV yok, çikolataya KDV yok, kitaplara KDV yok… Üstüne bir de yılda bir kez ücretsiz diş kontrolü. Gülümsememiz için mi, yoksa sandığa giderken daha fotojenik görünmemiz için mi, orasını artık bilemiyoruz.

Ama tablo net. Sol blokta taşlar yerinden oynuyor. Otuz yıldır süren “S aday gösterir, diğerleri destekler” geleneği ilk kez bozuldu. Enhedslisten bu zinciri kırdı, SF ise fırsatı sessizce değerlendiriyor. Mette Frederiksen’in liderliği artık otomatik değil.

Ve bazen değişim böyle gelir: gürültüsüz, ama geri dönüşsüz.

Kaynak: POV International, Piopio.dk, Copenhagen Post, Habertürk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir