Kopenhag 18 Aralık 2025
Çin gezi günlüğü
Tülay Cetinkaya Saracoglu
1974’te su ararken tarihe rastlayan köylülerden biri, bugün hâlâ o anın tanığı olarak müze ziyaretçileriyle buluşuyor. Qin Shi Huang’ın ölümsüz ordusunun hikayesi, bir gezginin objektifine yansıyor.

1974 yılının ilkbaharında, Çin’in Shaanxi eyaletine bağlı Lintong köyünde birkaç köylü, tarlada kuyu kazarken tarihin en büyük arkeolojik keşiflerinden birine rastladı. Toprağın altından çıkan pişmiş toprak heykeller, Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang’a ait devasa mezar kompleksinin bir parçasıydı.

O gün kazma sallayan köylülerden biri Yang Zhifa idi. Elindeki toprağın içinden çıkan ilk terrakotta başını fark ettiğinde, bunun tarihî bir miras olduğunun farkında değildi. Ancak keşif kısa sürede Lintong Müzesi arkeoloğu Zhao Kangmin’in dikkatini çekti; böylece yıllar sürecek kazıların ve dünya tarihini değiştirecek bir bulgunun kapısı aralandı.

1974’te başlayan bu hikâyeden 51 yıl sonra, 2025 yılının 11 Kasım günü, ben Xi’an’daki Qin Shi Huang Terracotta Askerleri Müzesi’ni ziyaret ederken, müze hediyelik eşya bölümünde tanıdık bir sahneye tanık oldum: Yaşlı bir adam, sessizce masasında oturmuş, ziyaretçilere kitap imzalıyordu. Kalabalığın içinde adını duyduğumda duraksadım: Yang Zhifa.

Yanına gidip konuşma fırsatım olmadı; çünkü uzun bir imza kuyruğu vardı. Ama o an, objektifimden baktığımda, tarih sanki yeniden canlanmış gibiydi. Yarım asır önce elleriyle toprağı kazmış, şimdi o topraktan çıkan tarihin önünde, dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla göz göze geliyordu.
Terrakotta Askerleri, yalnızca Çin’in değil, insanlığın ortak mirası. Ve o gün, müzenin taş zemininde yankılanan sessizlikte, toprağın hafızasının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha hissettim.
Kaynak:
Tülay Çetinkaya Saraçoğlu – Çin Gezi Notları
https://studio.youtube.com/video/Yk_sNRXfUAw/edit
