Kopenhag, 19 Aralık 2025
Avrupa Adalet Divanı, Danimarka’daki ‘dönüşüm bölgelerinde’ yaşayan göçmen kökenli vatandaşların konut politikaları nedeniyle ayrımcılığa uğrama riski taşıdığını açıkladı.
Danimarka’da uzun süredir tartışma yaratan “getto yasası” yeniden gündemde. Avrupa Adalet Divanı (EU-Domstolen) Perşembe günü yaptığı açıklamada, hükümetin “paralel toplumları” ortadan kaldırmayı hedefleyen konut yasasının, etnik köken temelinde ayrımcılığa neden olabileceğini belirtti.
Mahkeme, özellikle “dönüşüm bölgeleri” olarak adlandırılan mahallelerde yaşayanların, diğer benzer sosyoekonomik bölgelerdeki insanlara göre evlerinden çıkarılma veya konutlarını kaybetme riskinin daha yüksek olduğunu vurguladı. Bu durumun, yasada belirtilen göçmen oranı sınırıyla doğrudan bağlantılı olabileceğine dikkat çekildi.
Ancak Avrupa Adalet Divanı, son kararı Danimarka yargısına bıraktı. Ülke mahkemelerinin bu uygulamanın gerçekten ayrımcılık oluşturup oluşturmadığını değerlendirmesi gerekiyor.
Mjølnerparken Davası Ayrımcılık Tartışmasını Alevlendirdi
Kararın çıkış noktası, Kopenhag’ın Nørrebro semtindeki Mjølnerparken ve Slagelse’deki Schackenborgvænge sakinlerinin açtığı davaydı. Bu bölgelerde yaşayan bazı aileler, “dönüşüm bölgesi” ilan edilmesi sonrası evlerinden çıkarılmış veya başka konutlara taşınmak zorunda kalmıştı.
Yasaya göre bir mahalle, beş yıl üst üste “paralel toplum listesinde” yer alırsa “dönüşüm bölgesi” statüsü kazanıyor. Bu durumda, belediye ve konut idareleri bölgedeki sosyal konut oranını yüzde 40’a indirmek zorunda kalıyor. Bunun yolu ise genellikle binaların yıkılması, satılması veya özel konut projeleriyle bölgenin dönüştürülmesi oluyor.
Etnik Oran ve Sosyal Kriterler
Bir alanın “paralel toplum” listesine girmesi için nüfusun en az yarısının Batı dışı kökenli olması gerekiyor. Bunun yanı sıra işsizlik, düşük gelir, eğitim seviyesi ve suç oranı gibi dört sosyal göstergeden en az ikisinin belirli eşikleri aşması şart.
Bu uygulama yıllardır insan hakları örgütleri, akademisyenler ve yerel halk tarafından eleştiriliyor. Yasaya göre amaç toplumsal bütünleşmeyi artırmak olsa da, eleştirmenler bunun fiilen etnik temelli bir ayrımcılık anlamına geldiğini savunuyor.
“Toplumları dönüştürmek mi, yoksa dışlamak mı?”
Karar, Danimarka’nın göçmen mahallelerine yönelik politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Sosyal ve Konut Bakanlığı ise uygulamanın amacının “daha dengeli mahalleler yaratmak” olduğunu savunuyor.
Ancak Avrupa Adalet Divanı’nın kararı, Danimarka hükümetine açık bir mesaj veriyor: Eşitlik ilkesi, entegrasyon politikalarının önüne geçmemeli.
Kaynak: Avrupa Adalet Divanı, Danimarka Sosyal ve Konut Bakanlığı, BL – Danmarks Almene Boliger.
