Kopenhag, 17 Ocak 2026
Benim kuşağım, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganını Türkiye’de duvar yazılarından tanır. Bugün ise aynı sloganın Rødhus Plads’ta sahnede yeniden canlandırıldığını, dayanışmanın bir simgesi olarak sahneye konduğunu gördüm. Meydan, bu ruhu yansıtan performanslar ve konuşmalarla adeta bir direniş alanına dönüşmüştü. Kopenhag’ın merkezinde, Rødhusplads’tan başlayan yürüyüş Amerikan Büyükelçiliği önünde sona erdi. Siyasetçilerin ve müzisyenlerin de katıldığı etkinlik, dayanışma ve direniş ruhuyla saat üç buçuk civarında sona erdi.

Rådhusplads’tan başlayıp Østerbro’daki Amerikan Büyükelçiliği’ne kadar uzanan yürüyüşte, Danimarka ve Grønland bayrakları yan yana taşındı. Kırmızı ve beyazın iki ayrı tonu, birliğin ve dayanışmanın sembolü gibiydi. Bu görüntü, kelimelerden çok daha güçlü bir mesaj veriyordu.
Yürüyüş boyunca insanlar, sessiz bir direnişin asaletiyle ilerledi. Siyasetçiler, sanatçılar ve sivil toplum temsilcileri de kalabalığın arasındaydı. Etkinlik, dayanışma ruhunun yoğun biçimde hissedildiği saat üç buçuk civarında sona erdi.
Meydandaki kalabalıkla konuştuğumda, birçok Danimarkalının bu eylemde olmasının ardındaki duyguları doğrudan dinleme fırsatım oldu. “Neden buradasınız?” diye sorduğumda aldığım cevaplardan biri şöyleydi:

“Şu anda Amerika’nın başında bulunan kişi, dünyaya sadece bir şirket gibi bakan, alınır satılır bir meta gibi gören biri. Bir yurdun ne demek olduğunu, bir kültürün değerini bilmeyen, egemenliğe saygı duymayan bir insan. Ama bu, bütün Amerikan halkının onunla aynı fikirde olduğu anlamına gelmez.”
Bir başka katılımcı ise bana dün yaşanan diplomatik bir gelişmeyi hatırlattı:
“Dün 11 kişilik bir Amerikan senatör grubu geldi ve açıkça ‘Danimarka’nın yanındayız, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyuyoruz’ dedi. Bu bizim için önemli bir dayanışma göstergesi.”
Bugün Kopenhag’da, sadece bir protesto değil; bir vicdanın sesi, bir halkın onurla ayağa kalkışı vardı. Faşizme karşı omuz omuza durmanın ne demek olduğunu, Rødhus Plads’ın rüzgârında bir kez daha hissettim.Bugün Kopenhag’da yaşanan, yalnızca bir yürüyüş değil; iki halkın sessiz ama sarsılmaz dayanışmasıydı.
Rådhusplads’tan Østerbro’ya uzanan o sessiz adımlar, tarihe bir kez daha insanlığın vicdanı olarak geçti.


