Baharın Müjdecisi: Cemre Düştü

Kopenhag, 19 Şubat 2026

Danimarka’da, kış uzun sürer ve bahar yavaş yavaş gelir; soğuk rüzgârlar yerini bazen ani ılık günlere bırakırken, güneşin yüzünü daha sık göstermesiyle doğa usul usul uyanır.
Ama bizim eski kültürümüzde, doğanın kalbinde her zaman doğanın döngüsünü bilmek vardı: CEMRE.

Belki genç kuşaklar bu kelimeyi hiç duymamıştır.
Ama Anadolu’da büyüyenler bilir:

“Cemre düştü mü, bahar artık yakındır.”

O söz, sadece havanın değil, insanın içinin de ısındığı anlamına gelirdi.

Cemre Nedir?

Cemre, Arapça’da “kor” demek, yani küçük bir ateş parçası.
Halk inanışına göre kışın sonunda gökyüzünden üç cemre düşer: önce havaya, sonra suya, en son toprağa.
Her biri doğayı biraz daha ısıtır ve baharın gelişini müjdeler.

Cemre, Türk kültüründe sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda sembolik ve kültürel bir fenomendir.
Halk arasında bu fenomen, folklor ve kültürel‑halkbilim çalışmalarında da incelenmiştir; cemre, toplumun doğayla kurduğu ilişkilerin ve kuşaklar boyunca aktarılan bilgeliğin bir göstergesidir.

Birinci Cemre – 19–20 Şubat: Hava

İlk cemre havaya düşer.
Soğuk rüzgârın yerini yumuşak bir esinti almaya başlar.
Sabah pencereyi açtığında, “Bugün hava başka kokuyor,” dersin içinden.
O koku, baharın ilk habercisidir.

İkinci Cemre – 26–27 Şubat: Su

İkinci cemre suya düşer.
Göller ve dereler çözülmeye başlar, sular ısınır.
Balıkçılar “Artık su ısındı” der, çocuklar derelerde taş sektirmeye başlar.
Doğanın döngüsünü gözlemlemek ve ona göre hareket etmek, kuşaklar boyu aktarılan kadim bilginin bir parçasıydı.
Bu gözlem ve uygulamalar, folklor ve kültürel-halkbilim perspektifiyle değerlendirildiğinde, toplumun doğa ile kurduğu bilinçli ilişkinin bir yansımasıdır.

Üçüncü Cemre – 5–6 Mart: Toprak

Toprak cemresi düştüğünde doğa uyanır.
Toprak kabarır, ağaçlar suya kavuşur, kuş sesleri çoğalır.
Eski kültürde, kadim bilgilere dayanarak tohum ekimi yapılırdı:

“Cemre toprağa düşmeden ekin olmaz.”
Cemre, sadece doğayı değil, insanın içini de canlandırır.
Bu ritüel ve gözlem, halk kültürünün ve sembolik-halkbilimsel öğelerin bir birleşimidir.

Bir Kültürün Sessiz Devamı

Danimarka’da ikinci, üçüncü kuşak gençler belki hiç duymadı bu sözü:

“Cemre düştü.”

Ama bizim kuşağımız için o kelime, kadim bilgeliğin ve doğa gözlemlerinin simgesidir; folklor ve kültürel‑halkbilim açısından önemli bir mirastır.
Artık yaşadığımız yer bizim memleketimiz;
çocuklarımız burada büyüyor, köklerimiz yeniden filizleniyor.
Cemre, her yıl sadece doğaya değil,
bizim yeni hayatımıza da düşüyor.
Ve hatırlatıyor: Nerede olursak olalım, bahar gelir.

Kaynaklar

  1. Hamarat, Zehra. Cemre Düşmesiyle İlgili İnanç ve Uygulamalar. Trakya Üniversitesi Açık Erişim, 2020. Link
  2. Kızıldemir, Beyza Nur. Baharın Müjdecisi “Cemre”. İstanbul Üniversitesi, 2018. Link
  3. Sezgin, Merve Nur. “Türk Halk Takviminde Zaman ve Doğa.” Turkish Studies – International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 2019. Link

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir