Kopenhag 5 Şubat 2026
Küresel Ahlaksızlığın İki Yüzü – Kadınlar ve Çocuklar Sömürülüyor
Batı’da Jeffrey Epstein dosyası, güç, para ve iktidarın nasıl sistematik biçimde kadınların bedenleri üzerinden bir sömürü düzeni kurduğunu açığa çıkardı. Epstein ve bağlantılı çevreler, “elit” adı altında küresel bir istismar ağını temsil ederken, doğuda Taliban rejimi aynı ideolojik meşruiyet kisvesiyle kadınların özgürlüğünü yok eden başka bir kölelik biçimi inşa ediyor.
Dünyanın iki ucunda yaşanan bu iki farklı senaryo, özünde aynı gerçeği anlatıyor: Kadınların bedeni, emeği ve sesi, hâlâ küresel güç oyunlarının hedefinde.
40 Yıl Önce Başlayan Savaşın Kadınlar Üzerindeki Mirası
1979’da Sovyetler Birliği, Afganistan’daki komünist hükümeti desteklemek amacıyla ülkeye asker gönderdi. Halk Demokratik Partisi’nin (PDPA) uyguladığı toprak reformları, laik eğitim ve kadın hakları politikaları, kırsal kesimde büyük tepki topladı. Bu durum, Sovyetler’in müdahalesiyle başlayan 10 yıllık Sovyet-Afgan Savaşı’na zemin hazırladı.
Savaş boyunca farklı dini ve etnik gruplardan oluşan mücahitler, “cihad” adı altında Sovyet ordusuna karşı direndi. Ancak bu direniş, yalnızca Afgan halkının mücadelesi değildi. Soğuk Savaş döneminde ABD, İngiltere, Batı Avrupa ülkeleri, Pakistan ve Suudi Arabistan, mücahitleri mali, silah ve eğitim desteğiyle güçlendirdi.
Özellikle CIA’nın Operation Cyclone programı, milyonlarca dolarlık silah ve eğitim desteği sağladı.
1989’da Sovyetler çekildiğinde Afganistan iç savaşa sürüklendi. Birbirine düşen mücahit gruplar ülkeyi harap ederken, medreselerde yetişen Peştun gençler 1994’te Taliban hareketini kurdu.
Pakistan’ın istihbarat servisi ISI ve Suudi desteği, Taliban’ın yükselişinde belirleyici rol oynadı.
Taliban’ın İktidara Yükselişi ve Kadın Haklarının Sistematik İhlali
1996’da Kabil’i ele geçiren Taliban, şeriat esaslı bir yönetim kurdu. Kadınların eğitim ve çalışma hakkı neredeyse tamamen ortadan kalktı.
Taliban’ın uygulamaları, kadınların kamusal yaşama katılımını ve toplumsal özgürlüklerini sistematik biçimde kısıtladı.
2021’de NATO güçlerinin çekilmesiyle Taliban tekrar iktidara geldi. 2026 başında yayımlanan yeni ceza yönetmeliği, kadınlara yönelik korumaları daha da zayıflatıyor.
Uluslararası raporlara göre, erkeklerin eşlerine veya aile üyelerine uyguladığı şiddet, “aile içi mesele” sayılarak çoğu zaman cezasız kalıyor ya da sembolik cezalarla sonuçlanıyor.
Kadınların okula gitmesi, çalışması veya kamusal alanda bulunması ciddi şekilde engelleniyor.
Mücahitleri Destekleyen Ülkeler Bugün Ne Yapıyor?
Afganistan’a 40 yıl önce destek veren ülkeler, bugün kendi yarattıkları yapılarla karşı karşıya:
- ABD: Taliban’ı resmen tanımıyor; sınırlı insani yardım sağlıyor ve kadın hakları ihlallerini kınıyor.
- İngiltere ve Avrupa Ülkeleri: Taliban’ı tanımıyor, insani yardım ve diplomatik baskı ile yetiniyor.
- Pakistan: Taliban üzerinde hâlâ nüfuz sahibi, ancak uluslararası baskılar nedeniyle açık destek vermiyor.
- Suudi Arabistan: Geçmişteki ideolojik bağlar sürüyor; resmen tanımıyor ama dolaylı etkisi devam ediyor.
Bir zamanlar “komünizme karşı özgürlük savaşçıları” olarak desteklenen grupların, bugün kadın haklarını yok sayan bir rejime dönüşmesi, uluslararası siyasetin karmaşık ve trajik bir sonucudur.
Afgan Kadınları Köleleştirildi
Afganistan’da kadınlar, eğitimden, çalışmaktan ve kamusal yaşama katılmaktan sistematik olarak mahrum bırakıldı.
Aile içi şiddetin cezasız kalması, sosyal yaşamda sürekli kısıtlamalara uğramaları, kadınların adeta köleleştirilmiş bir yaşam sürmesine yol açıyor.
Uluslararası toplumun sessizliği ve geçmişte verdiği desteklerin izlerini silme çabası, Afgan kadınlarının özgürlük mücadelesini daha da zorlaştırıyor.
Küresel Gerçek: Kadınlar ve Çocuklar Köleleştiriliyor
Epstein’ın adalarda, Taliban’ın şehirlerde kurduğu sistemin özü aynı: Kadınların ve çocukların özgürlüklerinin ellerinden alınması.
Bir yanda servet, güç ve siyasetle beslenen Batı’nın karanlık istismar ağları; diğer yanda din, gelenek ve korku ile şekillenen Doğu’nun baskıcı düzeni.
Her iki uçta da ortak bir sonuç var: Kadınlar ve çocuklar, modern dünyanın içinde hâlâ köleleştirilmeye çalışılıyor.
