Oslo, 14 Ocak 2026
Sefa M. Yürükel
Sivil Direniş ve Bireysel İnisiyatiflerin Önemi
Direniş Hakkı ve Bireysel İnisiyatif
Türkiye’de iktidarın gayrı meşru uygulamalarına karşı sivil direnişin önemi tartışılmaz. Bireysel inisiyatifler, tek bir kişinin cesaret ve kararlılığıyla başlayan eylemler, toplumsal farkındalık yaratabilir ve kitlesel hareketlerin kıvılcımı olabilir.
Hannah Arendt’in siyaset teorisinde vurguladığı gibi, birey “kamusal alanda görünür olma” anını yarattığında yalnızca kendi vicdanını ifade etmez; aynı zamanda toplumsal vicdanı ve adalet talebini de harekete geçirir. İşte bu noktada Avukat Muhammed Aybars’ın yürüyüşü, bireysel eylemin sembolik ve toplumsal etkisini somut bir şekilde gösterecektir.
Avukat Muhammed Aybars, bu eylemin amacını şöyle açıklıyor: 19 Nisan 2026 Pazar günü saat 14.00’te Ankara Kızılay’dan Saraya yapılacak yürüyüş, bireysel ve sembolik bir direnişin örneği olacak. Elinde taşıyacağı “Gayrimeşru Anayasa, Gayrimeşru Cumhurbaşkanı” yazısı ile yürüyüşü gerçekleştirecek ve hiç kimseden izin almadan, anayasal haklar çerçevesinde, şiddetsiz ve ahlaki bir sivil direniş gösterecek.
Bireysel Direniş ve Yürüyüşün Gerekçesi: Neden Saraya Yürüyeceğim?
Avukat Muhammed Aybars’ın açıklamalarına göre yürüyüşün gerekçeleri şunlardır:
1. Yapılması gerekeni yapmak için bekleyemeyeceğimiz için.
2. Makam ve güç sahipleri, yapılması gerekeni bilmesine rağmen yapmadığı için.
3. Sivil ve bireysel direnişin sembolik ve toplumsal etkisini göstermek için.
Martin Luther King Jr.’ın sözleri bu durumu özetler:
“Doğru şeyi yapmak için her zaman doğru zamandır.”
Televizyonlarda veya meydanlarda sesini yükselten bazı siyasetçilerin eylemleri genellikle hayata geçmeyeceği için, bireysel bir inisiyatifle adım atmak gerekmektedir. 16 Nisan 2017 referandumundan sonra yaşanan hukuksuzluk ve keyfi uygulamalara karşı, anayasal direnme hakkını kullanarak sivil ve şiddetsiz bir duruş göstermek amacıyla yürüyüş organize edilecektir, diyor Avukat Muhammed Aybars.
TC’de Yürüyüş Hakkı ve Anayasal Temeli
Anayasa’nın 34. maddesi, her vatandaşın önceden izin almaksızın toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvence altına alır. Bu hak, demokratik bir toplumda bireylerin düşüncelerini ifade edebilmesinin temel unsurlarından biridir. Avukat Muhammed Aybars’ın 19 Nisan yürüyüşü, bu anayasal hakkın aktif bir kullanımı olarak değerlendirilebilir. Yürüyüş, şiddet içermeyen ve hukuka aykırı olmayan bir biçimde yapılacak, böylece hem bireysel hem de toplumsal hakların korunması ve görünür hâle gelmesi sağlanacaktır.
Bireysel Eylemin Sembolik Gücü
Tek kişilik eylemler, sembolik değerleriyle toplumsal dikkat çeker:
• Görünürlük ve Medya Etkisi: Bir bireyin cesur duruşu medyanın ilgisini çeker. Geleneksel medya ve sosyal medya aracılığıyla mesaj hızla yayılır.
• Toplumsal Vicdanın Harekete Geçmesi: Bireysel eylem, toplumsal etik tartışmaları başlatır. İnsanlar, bir bireyin cesaretini örnek alarak destek verir veya kendi eylemlerini başlatır.
• Sembolik Mesajın Yayılması: Bireysel inisiyatifler, adalet, hak ve meşruiyet taleplerini somutlaştırır. Sembolizm, uzun vadeli hafıza ve kolektif farkındalık yaratır.
Tarihsel örnekler Rosa Parks, Gandhi ve Sophie Scholl, bireysel eylemlerin kitlesel hareketleri tetikleyebildiğini göstermektedir. Bu bağlamda 19 Nisan yürüyüşü, sembolik ve görünür bir eylem olarak kritik önem taşır.
Bireysel Eylemin Toplumsal Hareketlere Dönüşümü
Bireysel girişimler, belirli mekanizmalarla toplumsal direnişe dönüşür:
1. Kıvılcım Etkisi: Tek kişilik eylemler, diğer bireyleri harekete geçirir. Küçük bir yürüyüş, kısa sürede kolektif eylemlere ve kitlesel destek hareketlerine dönüşebilir.
2. Sosyal Ağların Rolü: Dijital platformlar, bireysel eylemleri hızla yayar. Bir tweet veya video paylaşımı binlerce insanı eyleme çağırabilir.
3. Toplumsal Normların Hatırlatılması: Bireysel direniş, meşruiyet, adalet ve demokratik değerlerin önemini topluma hatırlatır.
4. Meşruiyetin Güçlenmesi: Şiddetsiz ve hukuka dayalı bireysel eylemler, sivil direnişin demokratik temellerini güçlendirir.
19 Nisan yürüyüşü, bu mekanizmaların Türkiye’de somut bir örneğini oluşturacaktır.
Tarihsel Perspektif: Türkiye’de Bireysel Direniş
Türkiye’de bireysel inisiyatifler, tarih boyunca sivil direnişin temel unsurları olmuştur:
• Öğrenci Hareketleri: 1970’ler ve 1990’larda öğrencilerin gerçekleştirdiği tek kişilik veya küçük grup protestolar, büyük toplumsal hareketlerin başlangıcı olmuştur.
• Akademik ve İnsan Hakları Eylemleri: Tek kişilik dilekçe kampanyaları, sessiz protestolar ve akademik boykotlar toplumsal farkındalığı artırmıştır.
• Dijital Direniş: Günümüzde sosyal medya üzerinden yapılan bireysel paylaşımlar, tek bir kişinin sesini milyonlara duyurabilir ve kitlesel destek yaratabilir.
Bu örnekler, bireysel eylemlerin yalnızca sembolik değil, toplumsal hareketleri tetikleyen stratejik bir araç olduğunu gösterir.
Bireysel Eylemin Etkisini Artırma Stratejileri
19 Nisan yürüyüşü gibi bireysel eylemlerin toplumsal direnişe dönüşmesini sağlamak için stratejiler şunlar olmalıdır:
1. Medya ve Dijital Destek: Eylem öncesi ve sırasında sosyal medya kampanyaları, yürüyüşün görünürlüğünü artırır.
2. Hukuki Çerçevenin Kullanımı: Şiddetsiz ve hukuka dayalı eylemler, direnişin meşruiyetini pekiştirir.
3. Toplumsal Ağların Oluşturulması: Sivil toplum örgütleri, aktivist gruplar ve bireyler arasında koordinasyon, kitlesel katılımı sağlar.
4. Sembolik Mesajların Vurgulanması: Afişler, pankartlar ve sloganlar, eylemin etik ve sembolik mesajını güçlendirir.
5. Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları: Yürüyüş öncesi ve sonrasında topluma bilgilendirici mesajlar, farkındalığın kalıcılığını sağlar.
Toplumsal ve Sivil Önemi
Bireysel eylemler, toplumsal değişim için temel yapıtaşlarıdır:
• Demokratik Kültürün Güçlenmesi: Her birey, adalet ve hak taleplerini görünür kılarak demokratik normların hatırlatılmasını sağlar.
• Toplumsal Farkındalığın Artması: Tek kişilik eylemler, halkın dikkatini sorunlara çeker ve kamuoyunu harekete geçirir.
• Sivil Direnişin Yayılması: Bireysel cesaret, kolektif hareketlerin tetikleyicisi olarak sivil direnişin sürekliliğini sağlar.
Bu bağlamda, Avukat Muhammed Aybars’ın öncülüğünde 19 Nisan’da yapılacak yürüyüşün toplumsal bir sivil direnişe dönüşmesi ve desteklenmesi büyük önem taşır.
Sonuç: Bireysel Eylemden Kolektif Direnişe
Bireysel eylemler ve inisiyatifler, sivil direnişin katalizörleri olarak kritik öneme sahiptir. 19 Nisan 2026, saat 14:00 Ankara’dan Saraya yürüyüş, tek bir bireyin adalet ve meşruiyet talebini toplumsal bir harekete dönüştürme potansiyelini göstermektedir. Tek kişilik eylemler, sembolik güçleri ve etik değerleriyle toplumsal farkındalık yaratır; diğer bireyleri harekete geçirir ve kolektif direnişin temelini oluşturur.
Bu nedenle bireysel inisiyatifleri desteklemek, demokratik kültürün güçlenmesi, hukukun üstünlüğünün korunması ve toplumsal bilincin artırılması açısından vazgeçilmezdir. Her birey, tek başına bile olsa, toplumsal değişim için katalizör olabilir.
Kısaca: Bir kişinin cesareti, tüm toplumu harekete geçirebilir. Avukat Muhammed Aybars’ın öncülüğündeki bu yürüyüşün desteklenmesi, bireysel eylemin toplumsal sivil direnişe dönüşmesinin kritik bir örneği olacaktır.
Kaynakça
• Arendt, Hannah. Şiddet Üzerine. İstanbul: İletişim Yayınları.
• Fanon, Frantz. Yeryüzünün Lanetlileri. İstanbul: Versus Yayınları.
• Gandhi, M. K. Hindistan’da Sivil İtaatsizlik. İstanbul: Remzi Kitabevi.
• King, Martin Luther. Bir Hayalimiz Var: Sivil Haklar Üzerine Konuşmalar. İstanbul: Say Yayınları.
• Locke, John. İki Hükümet Üzerine İnceleme. İstanbul: Remzi Kitabevi.
• Sharp, Gene. Diktatörlükten Demokrasiye. İstanbul: Sivil Direniş Yayınları.
• Tilly, Charles. Toplumsal Hareketler (1768–2004). Ankara: Dost Kitabevi Yayınları.
• TAŞKIN, Ahmet. Baskıya Karşı Direnme Hakkı, TBB Dergisi, Sayı 52, 2004.
• Kurucu İrade. Direnme Hakkı ve Gayrı Meşru İktidar, 2017. https://www.kurucuirade.org/direnmehakkı
