Danimarka’da Nadir Hastalıklar ve Vatandaşlık Başvurusu: Sessiz Bir Mücadele

Kopenhag, 14 Aralık 2025

22 yaşındaki NF-2 hastası genç, vatandaşlık hakkı için vasisi aracılığıyla başvurdu; komite kararı “istisna yok” diyerek reddetti

Danimarka’da doğup büyüyen Tayyip Ömer Uzuner, nadir görülen NF-2 (Nörofibromatozis Tip 2) hastalığıyla dünyaya geldi. Bu hastalık, beyninde tümörlerin oluşmasına neden oluyor. Bugüne kadar dokuz beyin ameliyatı geçiren Tayyip, artık konuşamıyor, okuyup yazamıyor, yatağından kalkamıyor. Onun adına tüm resmi işlemleri ablası ve vasisi İmran Uzun Yıldırım yürütüyor.

İmran Hanım, kardeşi adına vatandaşlık başvurusunda bulunduğunda, umutluydu. Ancak Danimarka Parlamentosu Vatandaşlık Komitesi, başvuruyu reddetti. Gerekçe olarak, başvuruda muafiyet talep edilen sınav, dil yeterliliği, kendi geçimini sağlama ve belediye törenine katılım koşullarına “istisna tanınamayacağı” belirtildi. Komite kararlarına itiraz hakkı bulunmuyor ve değerlendirme süreci tamamen gizli yürütülüyor.

“Tüm doktor raporlarını gönderdik,” diyor İmran Uzun Yıldırım. “Kardeşim 9 defa beyin ameliyatı geçirdi. Çalışamadığı için suçlanıyor. Bize ‘sınavlara girmemiş, çalışmamış’ dediler. Oysa Tayyip konuşamıyor bile. Bu cevabı almak insanın içini paramparça ediyor.”

Tayyip’in hikâyesi sadece bir aile mücadelesi değil, aynı zamanda Danimarka’daki sistemin duvarlarına çarpan yüzlerce sessiz hikâyeden biri.

Emeklilik Hakkı da Elinden Alındı

İmran Hanım, kardeşinin ağır sağlık durumu nedeniyle erken emeklilik yardımı alabilmesi için başvurdu. Ancak Danimarka yasaları gereği, 24 yaşını doldurmuş ve vatandaş olmayan bireylerin bu haktan yararlanması mümkün değil.

“Tayyip Danimarka’da doğdu, burada büyüdü,” diyor ablası. “Ama vatandaş olmadığı için 24 yaşını geçtiğinde emeklilik hakkını da kaybediyor. Biz 18 yaşında süresiz oturum için başvurduk, reddedildik, itiraz ettik, kazandık. Vatandaşlık başvurusunda ise aynı adaleti göremedik.”

Aile, red kararını protesto edemiyor. Çünkü Danimarka’da vatandaşlık komitesi kararları nihai kabul ediliyor.

İnsan Hakları Enstitüsü’nden Uyarı

Danimarka İnsan Hakları Enstitüsü (Institut for Menneskerettigheder), bu tür vakalarda “ayrımcılığın açık işaretleri” olduğuna dikkat çekti. Enstitü, sağlık durumu nedeniyle sınav ve dil koşullarını yerine getiremeyen bireyler için esnek uygulamalar yapılması gerektiğini savunuyor.

Kuruma göre, böylesi durumlarda vatandaşlık hakkı bir sınav başarısı değil, insan onuru ve eşitlik ilkesi üzerinden değerlendirilmelidir.

Politikacılara Çağrı

Tayyip’in ailesi artık tek bir şey istiyor: Bu konunun duyulması.

“Biz istiyoruz ki politikacılar bu yasaları gözden geçirsin,” diyor İmran Uzun Yıldırım. “Kardeşim bu ülkenin vatandaşı olmasa bile, bu toplumun bir parçası. İnsan olarak eşit haklara sahip olmalı.”

Bu vaka, Danimarka’da nadir hastalıklarla yaşayan bireylerin sadece sağlıkla değil, hukuki ve idari sistemle de mücadele ettiğini gösteriyor. İnsana dair bir sistem, en zayıfını dışlamamalı.

Kaynak:

  • Danimarka İnsan Hakları Enstitüsü (Institut for Menneskerettigheder)
  • Danimarka Parlamentosu Vatandaşlık Komitesi kararları
  • Göç ve Entegrasyon Bakanlığı raporları
  • İmran Uzun Yıldırım (vasi ve abla) ile yapılan özel röportaj

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir