Kopenhag, 20 Ekim 2025
Gazetedk.online yazar kadrosunun üretken kalemlerinden Erdal Çolak, edebiyat yolculuğuna yeni bir romanla devam ediyor. “Aleyna – Kaybolan Yıllar”, Red Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Çolak’ın 14. kitabı ve dördüncü romanı olan eser, hayatın karmaşasıyla kadın olmanın yüklerini, aşkın çetrefilli doğasıyla harmanlayarak derin bir içsel yolculuk sunuyor. Roman, Danimarka’dan Türkiye’ye, bireysel travmalardan toplumsal yaralara uzanan çok katmanlı anlatımıyla, hem bir kadının hem de bir dönemin ruh halini güçlü bir dille yansıtıyor.
Aleyna – Kaybolan Yıllar

Hayatın karmaşası, aşkın karmaşık yüzü ve kadın olmanın yükleri… Hepsi bir arada, Aleyna’nın dünyasında…
Erdal Çolak, bugüne kadar Danca, Türkçe, Kürtçe ve İngilizce yazılmış felsefi denemeler, psikolojik romanlar, polisiye, şiir ve roman kitapları ile edebiyat dünyasında geniş bir yelpazeye sahip bir gazeteci, yazar ve şairdir. Aleyna – Kaybolan Yıllar, Çolak’ın dördüncü romanı ve toplamda 14. kitabıdır.
Roman, Danimarka’da yaşayan Aleyna karakterinde farklı kadınların hayat trajedilerini birleştiriyor. Çocukluğundan itibaren hayatın zorluklarıyla mücadele eden Aleyna, köydeki sakin yaşamından Türkiye’deki eğitim yıllarına, oradan Danimarka’daki yeni hayatına uzanan yolculuğunda kendi kimliğini, değerlerini ve sınırlarını keşfeder.
Aleyna’nın evliliği, arkadaşlıkları ve spiritüel yolculuğu; meditasyon, doğayla bağ kurma ve kişisel farkındalık gibi araçlarla içsel güç kazanmasını, hayatta kalmasını ve kendini gerçekleştirmesini anlatıyor. Onun hikâyesi, yalnızca bireysel bir içsel yolculuk değil; aynı zamanda modern yaşamın karmaşıklığı, geçmişten gelen geleneksel baskılar ve toplumsal normlarla mücadele öyküsüdür.
Komşusu Letra, İranlı bir gazeteci olarak çocukluk travmaları ve adaletsizlikle yüzleşirken, Aleyna ile kurduğu dostluk sayesinde hem iyileşiyor hem de cesur bir hesaplaşmaya sürükleniyor. Letra’nın hikayesi, kişisel travmayı toplumsal olaylarla buluşturup kadın hakları, cinsel şiddet ve adalet temalarını güçlü bir şekilde işliyor. Uluslararası krizler, kültürel çatışmalar ve insan hakları meseleleri, Letra’nın içsel yolculuğu ile harmanlanarak okura derin bir perspektif sunuyor.
Roman, sadece acıyı değil, aynı zamanda dayanıklılığı, umudu ve insan ruhunun gücünü gözler önüne seriyor. Aleyna ve Ardişen arasındaki derin, sessiz ve destekleyici aşk; Letra’nın adalet arayışıyla paralel ilerleyen hikâyeyle birleşiyor ve okuru hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor. Aleyna’nın geçmişte yaşadığı psikolojik şiddetin etkileri, Yekbun’un ihanetinin yarattığı boşluk ve Ardişen’in saf ve merhamet dolu sevgisi, romanın dramatik yapısını güçlendiriyor.
Aleyna Kaybolan Yıllar, kadın olmanın zorluklarını, aşkın karmaşasını ve içsel gücün keşfini cesurca ele alan bir roman. Geçmişin izleriyle yüzleşmek, travmaların gölgesinde hayatta kalmak, dostluk ve sessiz dayanışmanın gücüyle kendini yeniden bulmak isteyen okurlar için kaçırılmayacak bir eser. Ayrıca roman, bireysel adalet, özgürleşme ve yaşamın kırılganlığı üzerine düşündürürken, okuyucuyu hem empati hem de farkındalık yolculuğuna davet ediyor.

Kitabın arka kapak tanıtımı
“Bazen bir şehir susar, insanın içi bağırır.”
Hayat bazen karmaşık ve belirsiz bir labirenttir. Aleyna için de öyleydi…
Yanlışların içinde şekillenen bir hayat, başkalarının hayal ettiği biri değil; kendi düşüşleriyle, kendi doğrularıyla yoğrulmuş bir kimlik. Şehrin sokakları gibi içi de zamanla daha da karmaşıklaştı. Kaybolan yollar, yeniden başlayan hikâyeler ve hiç tamamlanmayan cümleler arasında bir varoluş savaşıydı onunki.
Hiç kendini, başkalarının çizdiği bir hikâyenin içinde kaybolmuş hissettin mi?
Aleyna da öyle hissetti.
Doğru bildiği yollar birer birer yok olurken, şehirdeki sokaklar gibi iç dünyası da karmaşıklaştı. Yanlışlar, hatalar, sessizlikler… Her biri onu bugünkü haline dönüştürdü.
Ama bu bir pişmanlık hikâyesi değil; bu, varoluşun tam ortasında savrulan bir ruhun içsel yolculuğu.
Aleyna’nın hikâyesi, eksik kalmış çığlıkların ve yarım kalan hayallerin yankılandığı bir iç dünya anlatısı. Düşünmenin bir sığınak, yalnızlığın bir yol arkadaşı olduğu bu roman; varoluşu, aidiyeti ve insanın kendine dönüşünü felsefi ve duygusal bir derinlikle sorguluyor.
Bu kitap, hayatın belirsizliklerinde savrulanlara bir pusula; iç sesini arayanlara sessiz ama derin bir davettir. Aleyna’nın hikâyesinde kendini bulan her okur, belki de en çok kendiyle karşılaşacak.
Kaynak: Red Yayınları | Erdal Çolak | Gazetedk.online
