3 Mart 1924 — 3 Mart 2026
Hilafetin kaldırılması, din ve devlet işlerini ayırdı
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 3 Mart 1924, devletin yapısını temelden dönüştüren günlerden biri olarak kabul ediliyor. Bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisi, hilafetin kaldırılmasına karar vererek Osmanlı döneminden kalan din temelli yönetim anlayışına son verdi.
Hilafetin kaldırılması, yalnızca bir yönetim biçiminin değişmesi değil; aynı zamanda laikleşme sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
TBMM’nin 431 sayılı kararıyla, son halife Abdülmecid Efendi görevden alındı ve Osmanlı Hanedanı üyeleri yurt dışına çıkarıldı.
Aynı gün içinde üç önemli adım daha atıldı:
- Hilafet kaldırıldı.
- Şer’iye ve Evkaf Vekâleti kapatılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu.
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilerek eğitim birliği sağlandı.
Bu düzenlemelerle birlikte, din ve devlet işleri birbirinden ayrıldı, eğitim laikleştirildi ve yönetim tamamen milli egemenlik esasına dayandırıldı.
Uzmanlara göre hilafetin kaldırılması, Cumhuriyet’in en cesur adımlarından biri olarak modernleşme, hukuk birliği ve çağdaş devlet yapısının önünü açtı.
Atatürk’ün sözleriyle:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Artık milletimizin mukadderatında hiçbir şahıs, hiçbir makamın etkisi olamaz.”
Dönemin gazetesi Hakimiyet-i Milliye (4 Mart 1924) şöyle yazmıştı:
“Hilafetin kaldırılmasıyla millet kendi iradesine dayanmıştır. Artık Türkiye’de hâkimiyet yalnız milletin elindedir.”
Hilafetin kaldırılmasının 102. yılında, Türkiye’nin demokratik ve laik düzeninin temellerini hatırlatan bu tarihi gelişme, aynı zamanda Cumhuriyet devrimlerinin dönüm noktalarından biri olarak anılıyor.
Kaynak: TBMM Arşivleri, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi
