Kopenhag 15 Şubat 2026
Dünya genelinde yüzbinlerce kişi, İran’daki mevcut rejime karşı protestolar düzenledi. Gösterilerin odak noktasında, sürgünde yaşayan eski İran Şahı’nın oğlu Reza Pahlavi vardı. Pahlavi, dedesi Rıza Şah Pehlevi ve babası Muhammed Rıza Pehlevi’nin mirasını “modern, laik ve özgür İran” idealiyle yeniden gündeme taşırken, olası bir rejim değişikliğinin bölgedeki dengeleri, özellikle de sınır komşusu Türkiye’yi doğrudan etkileme potansiyeli dikkat çekiyor.
Küresel Gösteriler: “Pahlavi Geri Dönecek” Sesleri
Reuters ve Associated Press (AP) ajanslarının aktardığına göre, 14 Şubat’ta başlayan gösteriler 30’dan fazla ülkede, 70’in üzerinde şehirde gerçekleşti. En büyük eylem Almanya’nın Münih kentindeydi; yaklaşık 250 bin kişi “rejim değişmeli” sloganları attı. Toronto, Los Angeles, Paris, Stockholm ve Kopenhag gibi kentlerde de binlerce İranlı ve destekçi sokaklara döküldü. Göstericiler, hem İran’da baskı altındaki muhalefete dayanışma göstermek hem de Reza Pahlavi’nin çağrısına destek vermek amacıyla bir araya geldi. Sloganlar arasında “Javid Iran (Yaşasın İran)”, “Freedom for Iran” ve “Reza Shah, roohat shad” (Reza Şah, ruhun şad olsun) öne çıktı. Bazı pankartlarda “This is the final battle – Pahlavi will return” (Bu son savaş – Pahlavi geri dönecek) ifadeleri yer aldı. AP’ye göre bu eylemler, yalnızca rejim karşıtlığı değil, aynı zamanda İran diasporasının kimlik ve özgürlük arayışının sembolü olarak değerlendiriliyor.
Pehlevi Hanedanı’nın Tarihsel Arka Planı
İran’ın 20. yüzyıl modernleşme sürecinde belirleyici rol oynayan Pehlevi Hanedanı 1925’te kuruldu. Kurucu Rıza Şah Pehlevi, ordu kökenli bir subaydı. Kadın haklarından eğitim reformuna kadar pek çok alanda laikleşme hamleleri yaptı; ancak yönetimi zamanla otoriterleşti. 1941’de İngiltere ve Sovyetler Birliği’nin baskısıyla tahttan indirildi ve sürgüne gönderildi. Yerine geçen oğlu Muhammed Rıza Pehlevi, 1941–1979 arasında İran’ın son şahı olarak hüküm sürdü. Batı yanlısı politikaları, hızlı modernleşme çabaları ve gizli servis (SAVAK) üzerinden yürüttüğü baskı halkta öfke yarattı. Bu süreç, 1979’daki İran İslam Devrimi ile sonuçlandı; Pehlevi ailesi ülkeyi terk etti. Şah, 1980’de Mısır’da öldü, hanedan ise ABD’ye yerleşerek sürgün hayatına devam etti.
Sürgündeki Veliaht: Reza Pahlavi
1960 doğumlu Reza Pahlavi, Tahran’da doğdu, 1979 devriminden sonra ABD’ye yerleşti. Harvard Üniversitesi’nde siyaset bilimi eğitimi aldı. Bugün Washington yakınlarında yaşayan Pahlavi, kendisini “demokratik İran’ın savunucusu” olarak tanımlıyor. Eşi Yasmine Pahlavi insan hakları savunucusu, üç kızları bulunuyor. Reza Pahlavi, doğrudan monarşiyi geri getirmekten çok, laik, özgür ve demokratik bir İran çağrısı yapıyor. Ancak destekçileri arasında eski rejimin sembollerini taşıyan monarşi yanlısı gruplar da yer alıyor.
Trump İlişkisi: Dikkatli Yakınlaşma
Reuters’ın 14 Şubat 2026 tarihli haberine göre, Reza Pahlavi Münih Güvenlik Konferansı kapsamında yaptığı konuşmada “ABD’nin askeri müdahalesinin rejimin çöküşünü hızlandırabileceğini” öne sürdü. Bu açıklama Washington’daki Cumhuriyetçi çevrelerde yankı buldu. Ancak eski ABD Başkanı Donald Trump, Ocak 2026’da yaptığı açıklamada Pahlavi’ye temkinli yaklaştı: “Nazik biri ama İran halkının onu lider olarak görüp görmeyeceğinden emin değilim.” Trump ayrıca, Pahlavi ile doğrudan görüşmenin “şu aşamada uygun olmayacağını” belirterek resmî destekten kaçındı. Dolayısıyla sürgündeki veliahtın “Trump desteğiyle ülkesine dönüş hazırlığı” iddiaları resmi bir zemine dayanmasa da, medya ve diaspora çevrelerinde güçlü bir sembolik etki yaratmış durumda.
Komşu Türkiye’de Yakın Takip: Kaynayan Kazanın Sınır Etkisi
İran’daki gelişmeler, sınır komşusu Türkiye için yalnızca diplomatik bir mesele değil, aynı zamanda güvenlik, ekonomi ve insani boyutlarıyla stratejik bir konu. Ankara, rejim değişikliği ihtimalini “bölgesel istikrar açısından kırılgan bir dönemeç” olarak değerlendiriyor. Türkiye Dışişleri kaynakları, dış müdahale riskine karşı “bölgesel diyalog ve iç istikrar vurgusu” yapıyor.
Olası Göç Dalgası: Türkiye’nin En Büyük Endişesi
İran ile Türkiye arasındaki 560 kilometrelik sınır hattı, olası bir kriz durumunda yeni bir mülteci dalgasının rotası olabilir. Güvenlik analizlerine göre İran’da tam bir rejim çöküşü yaşanırsa yaklaşık 1 milyon İranlının Türkiye sınırına yönelmesi olasılığı değerlendiriliyor. Türkiye hâlihazırda 3,6 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle İran kaynaklı ek bir göç, ekonomik ve sosyal dengeler açısından ciddi risk oluşturabilir. Van, Ağrı ve Iğdır gibi illerde güvenlik önlemleri artırılmış durumda. Sınır boyunca elektronik gözetim sistemleri, termal kameralar ve yeni duvar hatları devreye alındı.
Ekonomik ve Enerji Dengeleri
İran, Türkiye’nin doğalgaz tedarikinde önemli bir kaynak. Rejim çöküşü ya da geniş çaplı iç savaş, enerji fiyatlarını doğrudan etkileyebilir. Bu da hem Türkiye’nin enerji güvenliği hem de bütçe dengeleri açısından risk anlamına geliyor.
Ankara’nın Stratejisi: Denge, Diyalog, Güvenlik
Türkiye’nin resmi politikası üç eksende şekilleniyor:
- Dış müdahaleye karşı diplomatik denge: İran’ın iç işlerine karışmadan istikrarın korunması.
- Sınır güvenliği ve göç yönetimi: Yeni bir mülteci krizinin önlenmesi.
- Ekonomik bağların korunması: Enerji akışının ve ticari dengelerin sürdürülmesi.
Bu yaklaşım, hem İran hem Batı blokuyla ilişkilerde dikkatli bir denge arayışını yansıtıyor.
Avrupa ve Danimarka Perspektifi
Avrupa’da özellikle Danimarka, İsveç ve Almanya’daki İran diasporası bu süreci yakından izliyor. Kopenhag’daki İran topluluğu, hem insan hakları hem kadın özgürlükleri konularında aktif kampanyalar yürütüyor. Danimarka medyasında Pahlavi hareketi “sürgünden yükselen reform çağrısı” olarak tanımlandı. Aynı zamanda Avrupa hükümetleri, İran’daki olası krizlerin yeni göç rotaları yaratabileceği endişesiyle Türkiye’nin sınır güvenliğini destekleyen politikaları güçlendirme eğiliminde.
Sonuç: Sürgünden Yükselen Ses, Bölgesel Etkiler
Pehlevi ailesi 45 yıldır sürgünde olsa da İran siyasetinde adı yeniden yankılanıyor. Reza Pahlavi’nin reform çağrıları, Trump çevreleriyle kurduğu temaslar ve diasporadaki mobilizasyon, İran’daki rejim baskısına karşı küresel bir dayanışma dalgasını tetikledi. Ancak bu gelişmeler, sadece İran’ın iç meselesi değil — Türkiye için sınır güvenliği, göç yönetimi, enerji dengesi ve bölgesel istikrar açısından da doğrudan bir gündem konusu. Ankara, “komşuda kaynayan kazan”ı yakından izliyor. Zira İran’daki her sarsıntı, Türkiye’nin güvenliğinden Avrupa’daki mülteci politikalarına kadar geniş bir jeopolitik yankı yaratma potansiyeline sahip.
Kaynakça:
- Reuters – Son of Iran’s last shah urges US military intervention in Iran (14 Feb 2026)
- Reuters – Trump questions support for son of Iran’s last Shah (15 Jan 2026)
- Associated Press (AP) – Crown Prince urges the world to stand with the people of Iran (14 Feb 2026)
- Al Jazeera – Trump will not meet Iran’s Crown Prince Pahlavi as protests intensify (9 Jan 2026)
- Britannica – Reza Pahlavi – Biography
- Reuters – Turkey cautions against foreign intervention in Iran (12 Jan 2026)
- Iran International – Economic and migration risks for Turkey amid Iran unrest (Jan 2026)
- Le Monde – Iranians in Turkey flee repression and bear witness to the bloodshed (23 Jan 2026)
- Alhurra – Turkey braces for potential Iran refugee surge (Feb 2026)
- Medyascope.tv – İran’daki rejim değişikliği ihtimali Türkiye’deki İslamcı çevreleri de böldü (15 Jan 2026)
