Saltanatın Kaldırılışı: Egemenliğin Saraydan Millete Geçişi 1 Kasım 1922

Kopenhag, 1 Kasım 2025

603 yıllık monarşinin sonu, halk egemenliğinin başlangıcı

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir dönüm noktası olan saltanatın kaldırılışının 103. yıldönümünü kutluyoruz.

1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi, aldığı tarihi bir kararla Osmanlı saltanatını resmen kaldırarak, yüzyıllardır süren monarşik düzeni sona erdirdi. Bu karar, sadece bir yönetim biçimi değişikliği değil, aynı zamanda egemenliğin saraydan halka, hanedandan millete geçişinin simgesi oldu.

Tarihsel Arka Plan: İmparatorluktan Ulus Devlete

Osmanlı İmparatorluğu, 1299’da kurulduğundan 1922’ye kadar tam 623 yıl boyunca saltanatla yönetildi.

Padişahlar, “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” olarak görülür, yasama, yürütme ve yargı yetkileri tek elde toplanırdı. Ancak 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde imparatorluk hem askeri hem de ekonomik olarak zayıflamış, I. Dünya Savaşı’nın ardından fiilen dağılmış durumdaydı.

1918’de Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra Osmanlı Devleti işgal altına girdi.

İstanbul’daki Osmanlı hükümeti işgal güçleriyle iş birliği yaparken, Anadolu’da Mustafa Kemal Paşa önderliğinde ulusal direniş hareketi başladı. Bu hareketin siyasi merkezi, 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan TBMM oldu.

TBMM’nin açılmasıyla birlikte “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi ilk kez dile getirildi. Bu, artık yeni bir dönemin habercisiydi.

1 Kasım 1922: Meclis Kararı ile Saltanatın Kaldırılması

İstanbul hükümeti Lozan Konferansı’na kendi temsilcilerini göndermek isteyince, TBMM bu duruma kesin bir yanıt verdi.

1 Kasım 1922’de Meclis’te yapılan oylamada saltanat kaldırıldı.

Karar metninde şu anlamlı ifadeler yer aldı:

“Egemenlik ve hükümet, kayıtsız şartsız milletindir. Osmanlı İmparatorluğu tarihe karışmıştır.”

Bu kararla birlikte VI. Mehmed Vahdettin’in padişahlığı sona erdi.

Vahdettin, birkaç hafta sonra İngiliz zırhlısına binerek ülkeyi terk etti.

Ancak hilafet makamı geçici olarak korunarak Abdulmecid Efendi “Halife” ilan edildi. Böylece devletin dinsel ve siyasal otoritesi birbirinden ayrılmış oldu.

Saltanatın Kaldırılmasının Anlamı

Saltanatın kaldırılmasıyla:

  • Devletin yönetimi hanedanın tekelinden çıktı.
  • Egemenlik milletin temsilcileri aracılığıyla Meclis’e geçti.
  • Modern, laik ve demokratik bir Türkiye’nin temelleri atıldı.
  • Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923) için zemin hazırlandı.

Bu karar, yalnızca bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda toplumun düşünce biçiminde de devrim niteliğindeydi. Halk ilk kez “vatandaş” olarak görülmeye başlandı.

Egemenlik Saraydan Meclise

Osmanlı döneminde “iktidarın kaynağı Tanrı” olarak kabul edilirken, Cumhuriyet’le birlikte bu anlayış yerini “iktidarın kaynağı halktır” ilkesine bıraktı.

Bu değişim, Atatürk’ün şu sözleriyle özetlenebilir:

“Milletin saltanat ve hakimiyet makamı, bir şahsın değil, bütün milletin kendisidir.”

Saltanatın kaldırılması, ulusal egemenliğin ilanı anlamına gelir. Artık kararlar sarayda değil, milletin meclisinde alınacaktı.

Bugün İçin Anlamı

1 Kasım, sadece tarih kitaplarında bir sayfa değil; demokrasinin, özgür düşüncenin ve halkın iradesinin hatırlandığı bir gündür.

Saltanatın kaldırılması, Türkiye’nin çağdaş dünyaya açılan kapısı olmuştur.

103 yıl sonra bile bu kararın anlamı canlılığını korur:

Egemenlik, hiç kimsenin ayrıcalığı değil, milletin ortak hakkıdır.

Kaynak

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi Arşivleri
  • Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri
  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Cumhuriyet Arşivi
  • Afet İnan, Atatürk ve Türk Devrimi
  • Falih Rıfkı Atay, Çankaya

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir