Türkiye’de Ekonomi Yayıncılığı

İstanbul 24 Şubat 2026

Adnan Ateş

Ekonomi yayıncılığı, modern toplumlarda yalnızca piyasa bilgisi aktaran bir gazetecilik türü
değil; sermaye hareketlerini, üretim ilişkilerini, finansal yapıları ve kamusal politikaları
analiz eden bir kamusal bilgi üretim alanıdır. Bu alan, kapitalizmin kurumsallaşmasıyla
birlikte gelişmiş; sanayi devrimi sonrasında ulusal ve uluslararası piyasa ağlarının
genişlemesiyle bağımsız bir uzmanlık sahasına dönüşmüştür. Türkiye’de ise ekonomi
yayıncılığı, Osmanlı’nın son dönemlerinden başlayarak Cumhuriyet’in planlı kalkınma
süreci, 1980 sonrası liberalizasyon dönemi ve 2000’ler sonrası dijitalleşme ekseninde
katmanlı bir gelişim göstermiştir.

Küresel ölçekte ekonomi yayıncılığının doğuşu

Ekonomi gazeteciliğinin kurumsallaşması 19. yüzyıl sonlarına denk gelir. 1888’de Londra’da
yayımlanmaya başlayan Financial Times ve 1889’da ABD’de kurulan The Wall Street
Journal, ekonomi yayıncılığının modern formunu temsil eder. Bu yayınlar yalnızca finansal
veri paylaşmamış; şirket analizleri, merkez bankası politikaları ve küresel ticaret ağlarına
ilişkin derinlemesine dosyalarla ekonomi gazeteciliğini bağımsız bir uzmanlık alanına
taşımıştır.

  1. yüzyılda The Economist gibi haftalık analiz dergileri ve Bloomberg gibi veri merkezli
    platformlar, ekonomi yayıncılığını akademik disiplinlerle daha yakın bir ilişkiye
    sokmuştur. Bu ülkelerde ekonomi haberciliği; veri gazeteciliği, araştırma dosyaları ve
    kurumsal şeffaflıkla birlikte gelişmiştir.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: İlk izler

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yayımlanan Takvim-i Vekayi ve Ceride-i
Havadis gibi gazetelerde maliye ve ticarete ilişkin haberler yer almakla birlikte, bunlar
bağımsız bir ekonomi gazeteciliği pratiği oluşturmaz. II. Meşrutiyet döneminde ticaret ve
sanayiye yönelik yayınlar görülmeye başlanmış; ancak bu yayınlar daha çok mesleki bülten
niteliğindedir.
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte devletçilik politikaları çerçevesinde ekonomi haberleri daha
sistematik bir görünüm kazanmıştır. 1930’lu yıllarda sanayileşme hamleleri, kamu iktisadi
teşebbüslerinin kuruluşu ve kalkınma planları basında yer bulmuştur. Bununla birlikte
ekonomi yayıncılığı, uzun süre genel gazetelerin sayfaları içinde kalmıştır.

1960–1980: Planlı kalkınma ve uzmanlaşma arayışı

1960 sonrası planlı kalkınma dönemi, ekonomi haberlerinde teknik bir dilin gelişmesine
zemin hazırlamıştır. Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulması ve beş yıllık kalkınma planları,
makroekonomik göstergelerin daha sık tartışılmasına neden olmuştur.
1981’de kurulan Dünya Gazetesi, yalnızca ekonomi alanına odaklanan bir günlük yayın
olarak önemli bir dönüm noktasıdır. Bu gelişme, ekonomi gazeteciliğinin bağımsız bir
kategori olarak kurumsallaşmasını hızlandırmıştır.

1980 sonrası liberalizasyon ve yayıncılığın dönüşümü

1980 sonrası dönemde Türkiye ekonomisinin dışa açılması, finansal piyasaların
serbestleşmesi ve özel sektörün güçlenmesi ekonomi yayıncılığına doğrudan yansımıştır.
Borsa İstanbul’un (o dönemki adıyla İMKB) etkinleşmesiyle birlikte finans haberciliği
popülerleşmiş; ekonomi sayfaları genişlemiştir.
Bu dönemde ekonomi dergileri çoğalmış, sektör odaklı yayıncılık gelişmiştir. İş dünyasına
yönelik analizler, şirket portreleri ve yatırım değerlendirmeleri daha görünür hâle gelmiştir.

2000 sonrası dijitalleşme ve dijital ağ toplumunda/topluluklarında ekonomi yayıncılığı

2000’li yıllar ekonomi yayıncılığında dijital kırılmayı temsil eder. İnternet siteleri, veri
portalları ve sosyal medya platformları ekonomi haberciliğini hızlandırmış; anlık veri akışı
olağanlaşmıştır. Özellikle LinkedIn gibi profesyonel ağlar, ekonomi yayıncılığının kurumsal
iletişim boyutunu güçlendirmiştir.
Türkiye’de ekonomi yayıncılığı bu dönemde sosyal ağlarda güçlü bir görünürlük kazanmıştır.
Kurumsal hesaplar, sektör bazlı içerik üretimi ve dijital dosya çalışmaları, geleneksel
yayıncılığın sınırlarını genişletmiştir.

Ekonomi yayıncılığında örnek bir yayın: Ekovizyon Dergisi (Kurumsal süreklilik ve
sektörel derinlik)

1996 yılında kurulan Ekovizyon Dergisi, Türkiye’de ekonomi dergiciliği alanında uzun
soluklu ve istikrarlı yayın yapan sayılı mecralardan biridir. 1996 yılında basılı olarak
okuyucularına ulaşan Ekovizyon Dergisi, 2004 yılı itibarıyla dijital platformlarda da varlık
göstererek basılı yayıncılıkla dijital yayıncılığı entegre etmiştir.
Ekovizyon, toplam 47 sektör ve alt sektör üzerinde gerçekleştirdiği dosya çalışmalarıyla
sektörel derinliği önceleyen bir yayın politikası izlemektedir. Marka analizleri, iş dünyası
portreleri, yatırım eğilimleri ve sektörel dönüşüm raporları derginin temel içerik eksenini
oluşturmaktadır. Bu yönüyle dergi, yalnızca haber aktaran bir mecra değil; iş dünyasına
referans niteliğinde içerik üreten bir platformdur.
Ekovizyon, LinkedIn başta olmak üzere dijital ağlarda etkin bir görünürlüğe sahiptir.
Profesyonel platformlardaki düzenli içerik paylaşımı ve sektörel dosya duyuruları, iş dünyası
tarafından yakından takip edilmektedir. (LinkedIn: Ekovizyon Dergisi resmi hesabı)
Türkiye’de ekonomi dergiciliği alanında istikrarlı yayın sürdürebilen mecraların sınırlı
olduğu dikkate alındığında, Ekovizyon’un sürekliliği ve sektörel kapsayıcılığı önemli bir
konum işaret etmektedir.

Ekovizyon’un lokomotif rolü

Ekovizyon Dergisi, Türkiye’de ekonomi yayıncılığının sektörel derinlik kazanması açısından
dikkat çekici bir örnektir.
. 1996’dan bu yana kesintisiz yayın hayatı
. 2004 sonrası dijital entegrasyon
. 47 sektör ve alt sektör dosyası
. İş dünyasıyla güçlü temas

Ekovizyon’un LinkedIn’de aktif varlığı ve iş dünyası tarafından yakından takip edilmesi,
Türkiye’de ekonomi yayıncılığının profesyonel ağlarda nasıl güç kazanabileceğine dair bir
örnek oluşturmaktadır. Bu yönüyle Ekovizyon dergisi, Türkiye’de ekonomi yayıncılığında
lokomotif işlev gören mecralardan biri olarak değerlendirilebilir.

Dünya ile karşılaştırmalı değerlendirme

Küresel ölçekte ekonomi yayıncılığı; veri gazeteciliği, uluslararası analiz kapasitesi ve
araştırma bütçeleri bakımından daha güçlüdür. ABD ve Birleşik Krallık merkezli yayınlar,
küresel sermaye hareketlerini izleyen geniş muhabir ağlarına sahiptir.
Türkiye’de ise ekonomi yayıncılığı daha çok ulusal ölçekli gelişmelere odaklanmaktadır.
Bununla birlikte son yıllarda dijitalleşme, sosyal medya entegrasyonu ve sektör bazlı
yayıncılık sayesinde önemli bir ivme yakalanmıştır.
Ekonomi yayıncılığı Türkiye’de tarihsel olarak geç kurumsallaşmış olsa da, özellikle 2000
sonrası dönemde dijitalleşme ve sektörel uzmanlaşma sayesinde önemli bir mesafe kat
etmiştir. Ekovizyon gibi uzun soluklu ve sektörel derinliği önceleyen yayınlar, bu dönüşümün
somut örnekleri arasında yer almaktadır. Türkiye’de ekonomi yayıncılığı, küresel örneklerle
daha güçlü entelektüel bağlar kurdukça ve veri temelli analiz kapasitesini artırdıkça, hem
akademik literatürde hem de iş dünyası pratiğinde daha merkezi bir konuma yerleşecektir.
Ekonomi gazeteciliği yalnızca haber üretmez; ekonomik aklın oluşumuna katkı sağlar.
Türkiye’de bu alan, doğru stratejilerle bölgesel bir referans merkezi haline gelebilecek
kapasiteye sahiptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir