Kopenhag, 27 Kasım 2025
Yaklaşık 100 Yıllık Sessizlikten Sonra Papa’nın Türkiye Ziyareti ve Tarihi Bağlamı
Türkiye’de Papa 14. Leo’nun İznik ziyareti, yalnızca dini bir etkinlik olarak değil, tarihsel ve diplomatik açıdan da büyük önem taşıyor. Ziyaret, Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümü anması kapsamında gerçekleştiriliyor ve yaklaşık bir yüzyıllık bir sessizliğin ardından resmi olarak karşılanan ilk Papa ziyareti olma niteliği taşıyor.
Türk Ortodoks cemaati ve birçok uzman, bu ziyaretin sadece dini bir mesaj değil, aynı zamanda tarihi bir iddianın yeniden canlandırılması olarak yorumlanabileceğini belirtiyor. İznik, 1. ve 7. Ekümenik Konsillere ev sahipliği yapmış olması nedeniyle Vatikan ve Hristiyanlık tarihi açısından sembolik bir öneme sahip. Bu nedenle, ziyaretler dini boyutun yanı sıra jeopolitik ve diplomatik mesajlar da içeriyor.
Tarihe bakıldığında, Osmanlı padişahları, özellikle II. Abdülhamid döneminde, yabancı din adamlarının Anadolu’ya sembolik veya siyasi ziyaretlerine ciddi kısıtlamalar getirmişti.
Ekümenik taleplerin siyasallaştırılması konusundaki endişeler, bu kısıtlamaların temelini oluşturuyordu. Atatürk döneminde de benzer bir çizgi devam etti; Lozan Antlaşması sonrasında Fener Patrikhanesi’nin yetkileri İstanbul’daki manevi görevleriyle sınırlanarak devlet kontrolü titizlikle korundu. Bu nedenle Anadolu’da ekümenik öneme sahip ziyaretler veya sembolik adımlar hiçbir zaman devlet izni olmadan gerçekleştirilmedi.
1920’lerde Türkiye’de Cumhuriyet’in temelleri atılırken, Atatürk dönemi, yabancı dini otoritelerin Türkiye’de büyük törenler düzenlemesine kesinlikle izin vermemişti. Bu yaklaşım, laik devlet anlayışı ve ulusal egemenlik ilkesi çerçevesinde alınmıştı. Dini törenler veya yabancı liderlerin Türkiye’de dini etkinlikler organize etmesi, devletin egemenlik alanını zedeleyebilir ve laiklik ilkesini sorgulatabilirdi.
Bugün ise 2025’te, Türkiye’deki mevcut hükümet Papa 14. Leo’yu resmi törenlerle karşılayarak yaklaşık 100 yıllık sessizliği sona erdirdi. Devlet tarafından karşılanan bu tören, laik Cumhuriyetin kuruluş ilkeleriyle geçmişte izin verilmeyen dini etkinliklere yönelik farklı bir yönetim perspektifini ve diplomatik tercihi yansıtıyor. Ancak bu durum, laiklik anlayışı ile devletin diplomatik tercihleri arasında yeni bir gerilim noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmeler, Türkiye’de laiklik ile dini diplomasi arasındaki tarihsel gerilimi bir kez daha gözler önüne seriyor. Bir yanda Atatürk’ün laik ve egemenlikçi yaklaşımıyla yıllarca süren yasaklar; diğer yanda günümüz hükümetinin törene izin ve karşılama politikası, Türkiye’nin farklı dönemlerde aldığı yönleri ortaya koyuyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı, Haberler.com, Euronews, AA, Cumhuriyet, Atatürk Ansiklopedisi – 1923–2025.
