Kopenhag 3 Eylül 2026
Tülay Çetinkaya Saraçoğlu
Bazı hikâyelerin peşine düştüğünüzde, aradığınızdan çok daha farklı bir hikâyeyle karşılaşabiliyorsunuz. Benim hikâyem de tam olarak böyle başladı.
Son yıllarda Türkiye’de, özellikle seçim dönemlerinde, “Kendi yerli ve milli uçağımızı yapacağız” sloganlarını sıkça duyuyoruz. Oysa Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’nin uçak üretme girişimlerinde bulunduğuna dair çocukluğumdan kalma bazı bilgiler, hafızamın bir köşesinde hep vardı.
Bundan birkaç yıl önce, rahmetli eşimin eniştesi ve Aksaray Endüstri Meslek Lisesi’nde uzun yıllar müdürlük yapmış olan Hakkı Göktaş bana bir mesaj gönderdi:
“Tülaycığım, Türkiye zamanında kendi uçağını üretiyormuş. Hatta bunlardan bir tanesi Danimarka’da hâlâ sergileniyormuş. Bir bilgin var mı?”
Ben de ona, 2008 yılında Danimarka’da bir müzede Türkiye ile bağlantılı bir uçak gördüğümü söyledim.

O yıllarda elimde bugünkü gibi her an fotoğraf çekebileceğim bir telefon da yoktu. Dolayısıyla uçağın fotoğrafını çekip kaydetme imkânım olmamıştı. Üstelik Danimarka’da yıllar içinde o kadar çok müze gezdim ki, 2008’de bu uçağı hangi müzede gördüğümü artık hatırlayamıyordum.
Aslında o dönemde gördüğüm uçağın Türkiye’de üretildiğini bilmek beni çok da şaşırtmamıştı. Çünkü Türkiye’nin geçmişte uçak ürettiğine ve bazı uçakların başka ülkelere verildiğine dair bilgiler zaten kulağıma gelmişti.
Fakat yıllar sonra bu uçak hakkında araştırmaya başladığımda karşıma çok farklı bilgiler çıkmaya başladı. “Türkiye gerçekten uçak üretti mi, hangi uçakları üretti, bunlar nereye gitti?” soruları derken konu adeta bir şehir efsanesine dönüşmüş gibiydi.
Ben ise “Ben bunu kendi gözlerimle gördüm” diyordum.
Ve 2026 yılına kadar bu uçağın peşini bırakmadım.
Sonunda araştırmalarım sırasında önemli bir bilgiye ulaştım. Ancak ilginç olan şu ki, aradığım uçağı henüz bulamadım. Onu ararken başka bir Türk uçağının hikâyesine ulaştım.

1951’de Türkiye’de üretildi, 1952’de Danimarka’ya geldi
Karşıma çıkan uçak Türk Hava Kurumu THK-5A oldu.
Uçağın 1951 yılında Türkiye’de üretildiği ve Ocak 1952’de Danimarka’ya geldiği bilgisine ulaştım. Danimarka’da kurtarma ve acil yardım kuruluşu Falck tarafından ambulans uçağı olarak kullanılmaya başlandı.
1952 yılında Falck’ın hava filosunda dört uçak bulunuyordu. Bunlardan biri Türkiye’de üretilen THK-5A idi.
Bu bilgi benim için oldukça çarpıcıydı.
Çünkü Türkiye’de üretilmiş bir uçak, 1950’li yılların başında Danimarka’ya gelmiş ve burada hastaların taşınması ile kurtarma hizmetlerinde kullanılmıştı.
Küçük pistler ve adalar için kullanışlıydı
O dönemin Danimarka’sını düşündüğümüzde bu uçağın neden tercih edildiği de daha iyi anlaşılıyor.
Danimarka çok sayıda ada ve küçük yerleşimden oluşan bir ülke. 1950’li yıllarda küçük pistlere inip kalkabilen uçaklar, özellikle adalardan hasta taşınması ve ulaşılması zor bölgelere ulaşılması açısından önemli bir imkân sağlıyordu.
Falck’ın 1952 tarihli yıllık raporunda da THK-5A’nın küçük havaalanlarından hasta taşımaya uygun olduğu belirtiliyordu.
Bugün bu tür görevlerin önemli bir bölümü helikopterlerle gerçekleştiriliyor. Ancak 1950’lerde, küçük pistlere inebilen bir ambulans uçağı özellikle adalar açısından büyük bir avantajdı.
Uçağın sonu
THK-5A, 1961 yılına kadar Falck için ambulans uçağı olarak hizmet verdi.
Daha sonra satılarak Aalborg’da yaşayan özel bir kişinin adına tescil edildi.
Ancak uçağın hikâyesi uzun sürmedi.
1962 yılında Aalborg Havalimanı’na iniş sırasında ağır hasar gördü ve kullanılamaz hâle geldi.
Uçağın enkazı daha sonra Hals’taki bir çocuk oyun alanına götürüldü. Geriye kalan parçalarının ise 1965 yılında çıkan bir yangında yandığı bilgisine ulaştım.

Böylece 1951 yılında Türkiye’de üretilen, 1952 yılında Danimarka’ya gelen ve yaklaşık dokuz yıl boyunca Falck’ın ambulans uçağı olarak görev yapan THK-5A’nın hikâyesi sona erdi.
Ama benim aradığım uçak hâlâ kayıp
Bütün bunları öğrendikten sonra özellikle altını çizmek istiyorum:
Bu uçak, benim 2008 yılında Danimarka’daki müzede gördüğüm uçak değil.
Benim aradığım uçak başka.
2008 yılında gördüğüm uçak, benim hafızamda Danimarka Krallığı ile bağlantılı, muhtemelen Grönland’a hibe edilmiş veya Grönland’da kullanılmış bir Türk uçağı olarak kalmış.
Ancak yıllar geçtikçe hangi müzede gördüğümü hatırlayamaz oldum. Uçağın izini sürerken farklı müzeler, arşivler ve uçak kayıtları karşıma çıktı. Fakat henüz “İşte 2008’de gördüğüm uçak buydu” diyebileceğim kesin kanıta ulaşamadım.
Belki de bu araştırmanın en ilginç tarafı tam da burada.
Ben yıllardır bir Türk uçağını arıyordum.
Karşıma ise başka bir Türk uçağının hikâyesi çıktı.
Bu yazıda kullandığım fotoğraflar ve müze koleksiyonuna ilişkin bilgi ve katkıları için Danmarks Tekniske Museum Samlingsinspektør’ü Susanne Krogh Jensen’e teşekkür ederim.
Tülay Çetinkaya Saraçoğlu
Kaynaklar:
Danmarks Tekniske Museum, Susanne Krogh Jensen Samlingsinspektør
Atatürk Ansiklopedisi – Kayseri Uçak Fabrikası
Türk Hava Kurumu tarih kaynakları
TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş.

Emeğinize sağlık iyi bir çalışma yapmışsınız. Uzaktan bu konu hakkında bilip bilmeden yorum yapan kişileri umarım aydınlatır
👍👍👍👋👋👋 Tülay’cığım çok ama çok gurur verici bir araştırma ve çalışma !! Seninle gurur duyuyorum 😊😊