Danimarka’da Sessiz Bir Mücadele: Vatandaşlık Hakkı İçin Yıllarca Direnen Tayyip Artık Yok

Kopenhag, 05 Şubat 2026

Tülay Çetinkaya Saraçoğlu

Danimarka’da doğup büyüyen ve nadir görülen NF-2 (Nörofibromatozis Tip 2) hastalığıyla yaşam mücadelesi veren Tayyip Ömer Uzuner, vatandaşlık başvurusunun reddedilmesinden kısa bir süre sonra 22 yaşında hayatını kaybetti.

Ailesi ve insan hakları kurumları, Danimarka’daki vatandaşlık sisteminin insani esneklikten yoksun olduğunu yeniden gündeme taşıdı.

“Kardeşime yaptıklarını asla affetmeyeceğim”

Tayyip’in ablası ve vasisi İmran Uzun Yıldırım, kardeşinin ölümünün ardından Danimarka Parlamentosu’nun Vatandaşlık Komitesine sert tepki gösterdi:

“Bu sistemi asla affetmeyeceğim. Tayyip ölümcül hastaydı ama yine de başvurusu reddedildi. Politikacılar utanmalı. Komite başkanının neden Danimarka Halk Partisi’nden seçildiğini anlamıyorum. Bu parti göçmenlere karşı, bunu herkes biliyor.”

İmran Yıldırım, kardeşinin aldığı tıbbi ve sosyal yardımlar için doktorlara ve bakım personeline teşekkür ederken, siyasi kararlarda vicdanın kaybolduğunu ifade etti.

Dokuz beyin ameliyatı, konuşma ve hareket kaybı

Tayyip Ömer Uzuner, doğuştan gelen NF-2 hastalığı nedeniyle beyninde tümörler oluşan nadir bir hastaydı.

Bugüne kadar dokuz kez beyin ameliyatı geçiren genç, artık konuşamıyor, okuyup yazamıyor ve yatağından kalkamıyordu. Tüm resmi işlemlerini ablası yürütüyordu.

İmran Hanım, kardeşi adına vatandaşlık başvurusunda bulunduğunda umutluydu. Ancak Vatandaşlık Komitesi, “istisna yok” diyerek başvuruyu reddetti.

Gerekçe olarak; sınav, dil yeterliliği, geçimini sağlama ve belediye törenine katılma koşullarında muafiyet tanınamayacağı belirtildi.

Komite kararlarına itiraz hakkı bulunmadığından, aile bu karara karşı hiçbir yasal yol izleyemedi.

“Tüm doktor raporlarını gönderdik. Kardeşim 9 defa beyin ameliyatı geçirdi. Konuşamıyor, çalışamıyor ama bize ‘sınavlara girmemiş’ dediler. Bu cevap insanın içini paramparça ediyor.”

Emeklilik hakkı da elinden alındı

Tayyip’in sağlık durumu nedeniyle erken emeklilik yardımına başvuran aileye, Danimarka yasaları gereği olumsuz yanıt verildi.

Vatandaş olmayan bireyler 24 yaşını geçtiklerinde bu haktan yararlanamıyor.

İmran Yıldırım, “Kardeşim burada doğdu, burada büyüdü ama vatandaş olmadığı için bir hakka bile sahip olamadı,” dedi.

İnsan Hakları Enstitüsü: “Açık ayrımcılık işaretleri var”

Danimarka İnsan Hakları Enstitüsü (Institut for Menneskerettigheder), Tayyip’in vatandaşlık başvurusunda “açık ayrımcılık belirtileri” bulunduğuna dikkat çekti.

Enstitü, sağlık durumu nedeniyle sınav ve dil koşullarını yerine getiremeyen bireyler için esnek uygulamalar yapılması gerektiğini savundu.

Kuruma göre vatandaşlık hakkı, bir sınav başarısı değil; insan onuru ve eşitlik ilkesi üzerinden değerlendirilmelidir.

Ailenin çağrısı

Tayyip’in hikâyesi sadece bir ailenin dramı değil, Danimarka’daki göçmenlerin ve nadir hastalıklara sahip bireylerin sistemle olan sessiz mücadelesini bir kez daha görünür kıldı.

Aile, tek dileklerinin bu olayın unutulmaması olduğunu söylüyor.

“Tayyip artık aramızda değil. Ama onun yaşadıkları bu toplumda vicdanı olan herkese bir şey anlatmalı.”

Kaynaklar:

• B.T. (Danimarka Basını)

• Danimarka İnsan Hakları Enstitüsü

• Danimarka Parlamentosu Vatandaşlık Komitesi kararları

• İmran Uzun Yıldırım ile yapılan özel röportaj

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir