DEN RAMPONEREDE INDERSIDE

København 25 November 2025


Den ramponerede inderside af skabet under køkkenvasken
gør mig lykkelig. Her sidder to ærlige søm
banket ind i originale brædder, som har siddet her
siden ejendommen blev opført. Det er som at gense
glemte medlemmer af den nærmeste familie.
Brædderne har engang været blå, der er rester af rød
og en pastelgrøn. Køkkenvasken er ny,
og bordpladen er hævet ti centimeter. Sandsynligvis

2

er den skiftet ud flere gange gennem årene.
Køkkenet er fulgt med tiden, der er nye lamper,
elkomfur, køleskab og kaffemaskine.
Men her under vasken har en tidslomme fået lov
at passe sig selv. Her står vaskebaljen med gulvkluden,
kamelkysset og en glemt rest kaukisk soda.
Her færdes edderkoppen uforstyrret.
Måske har der været kysset og sunget i det her køkken.
Sandsynligvis har der været grædt.
Glade nyforelskede har tilberedt velduftende retter
og senere kogt havregrød, mens de smurte madpakker.
Sultne børn har stjålet småkager. Latteren har runget
på trapperne, og der er blevet sjippet i gården,
mens nye biler parkerede udenfor. Folk flyttede ind og ud,
de gamle døde og blev båret ned, nyfødte babyer
blev båret op. Det er alt sammen i sin orden –
også mit navn forsvinder en dag fra hoveddøren.
Jeg lægger mig på knæ foran køkkenvasken
og hilser ærbørdigt på kamelkysset, edderkoppen
og de to ærlige søm.
© Niels Hav

HIRPALANMIŞ DOLABIN İÇİ
Mutfak lavabosunun altındaki dolabın hırpalanmış iç kısmına bakınca
mutlu oldum. Bu dolabın içinde dayanıklı iki çivi binanın yapımı sırasında kullanılan tahtalarda
hala çakılı duruyorlar.
Sanki yakın bir ailenin unutulmuş üyelerini tekrar görmüş gibi oldum.
Bu tahtalar bir zamanlar maviymiş, şimdi kırmızı kalıntılarıyla
pastel yeşile dönüşmüşler. Mutfak lavabosu yeni,
ve tezgah on santim yükseltilmiş. Muhtemelen yıllar içinde birkaç kez değiştirilmiştir.
Mutfak modern sayılır; lambalar, elektrikli fırın, buzdolabı ve kahve makinesi yenilenmiş.
Ama lavabonun alt kısmı bakımsız kalmış, kendi kaderine terkeldilmiş.
İşte tam burada bulaşık leğeni, lavoba açacağı ve açık unutulan bayatlamış bir soda duruyor.
Örümcek de rahatsız edilmeden dolaşıyor.
Belki bu mutfakta öpüşenler ve şarkı söyleyenler olmuştur.
Muhtemelen ağlıyanlar da olmuştur burada.
Mutlu yeni aşıklar nefis kokulu yemekleri zevkle hazırlayıp ve daha sonra da yulaf ezmesi
pişirirken, yemek paketlerini hazırlarlar.
Tatlıya aç çocuklar kurabiye aşırırlar. Bu çocuklar merdivenlerde kahkalar atıp, avluda ip
atlarlarken, yeni arabalar sokağa park ederler.
Kimileri bu eve yeni taşındılar, kimileri de terkettiler.
Yaşlananları ölünce dışarı, yeni doğan bebekleri ise içeri taşıdılar
Her şey kendi doğallığında sürüp gidiyor –
Günün birinde benim adım da evin giriş kapısından sökülür.
Mutfak lavabosunun önünde diz çöküyorum
ve lavabo açacağını, örümceği
ve o iki dayanıklı çiviyi saygıyla selamlıyorum.
© Niels Hav
Türkçesi: Hüseyin Duygu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir