Halloween’in Kültürel Yolculuğu: Keltlerden Meksika’ya, Danimarka’ya

Kopenhag, 31 Ekim 2025

Cadılar, Balkabakları ve Renkli İskeletler: Halloween’in Evrimi

Halloween’in kökeni, antik Kelt festivali Samhain’e dayanıyor. Samhain, yılın son günü olan 31 Ekim’de kutlanır ve Keltler, bu gecede ölülerin dünyaya geri döndüğüne inanırdı. Kötü ruhları uzaklaştırmak için ateşler yakılır, maskeler takılır ve çeşitli ritüeller uygulanırdı. 9. yüzyılda Hristiyanlık, Samhain’in yerine All Hallows’ Eve (Azizler Gecesi) ekledi; 1 Kasım Azizler Günü, 31 Ekim ise onun arifesi olarak kutlanmaya başlandı.

  1. yüzyılda İrlanda ve İskoçya’dan ABD’ye göç edenler, Halloween geleneklerini yanlarında taşıdı. ABD’de özellikle 20. yüzyılın başından itibaren kabağı oymak, kostüm giymek ve şeker toplamak gibi ritüeller standart hale geldi. 1990’lardan sonra ise film, televizyon ve internet aracılığıyla Halloween, Avrupa ve diğer kıtalara yayılmaya başladı.

Danimarka’da Halloween kutlamaları 1990’ların sonu ve 2000’lerin başı civarında başlamıştır. Önceleri kuzey Danimarka’daki bazı şehirlerde Amerikan kültürü etkisiyle yaygınlaşan kutlamalar, günümüzde tüm ülkede alışveriş merkezleri, süpermarketler ve özellikle Tivoli Bahçeleri ile bilinir hale gelmiştir. Tivoli’de her yıl Ekim ayının ortalarından sonuna kadar süren etkinliklerde cadılar, hayaletler ve canavarlar temalı süslemeler, balkabakları, canlı gösteriler, mini korku turları ve özel yiyecek-içecekler yer almaktadır. Hem çocuklar hem yetişkinler için eğlenceli ve güvenli bir korku deneyimi sunulmaktadır.

Kreş ve okullarda Halloween kutlamaları daha çok çocuklara yönelik etkinlikler içerir. Çocuklar basit kostümler giyer, balkabağı boyama ve oyma aktiviteleri yapar. “Trick-or-treat” yerine sınıf içi mini partiler ve şeker toplama oyunları düzenlenir. Bazı okullar ise Halloween’i kültürel bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirip, Meksika’nın Día de los Muertos (Ölüler Günü) geleneğiyle kıyaslamalar yapmaktadır.

Día de los Muertos, 1-2 Kasım tarihlerinde kutlanır ve ölen aile bireylerini anma amacı taşır. Meksika’da aileler sunaklar (ofrenda) hazırlar, yiyecek ve içecek bırakır, çiçek ve renkli kağıtlarla süsleme yapar. Bazı kişiler ise “calavera” (iskelet) makyajı yaparak renkli kıyafetler giyer. Bu, ölülerin ruhunu selamlamak ve kötü ruhları uzaklaştırmak için yapılan geleneksel bir ritüeldir.

Meksika geleneği ve Amerikan Halloween’i, özellikle renkli iskelet makyajı ve kostümler, Danimarka’daki modern Halloween kutlamalarına estetik olarak ilham vermiştir. Tivoli’deki etkinliklerde, renkli ve stilize kostümler, cadılar ve iskelet temalı dekorlar, Meksika estetiğinden esinlenen öğeler olarak dikkat çeker. Okul ve kreşlerde de renkli kostümler, balkabağı oymaları ve mini şeker toplama oyunları ile çocuklar hem eğlenir hem kültürel farkındalık kazanır.

Halloween’in bu evrimi, Keltlerden Meksika’ya, oradan da Danimarka’ya uzanan uzun bir kültürel yolculuğu gözler önüne seriyor. Hem korku ve eğlenceyi hem de ölüleri anma ve topluluk bağlarını bir araya getiren bu kutlamalar, günümüzde dünya genelinde farklı yorumlarla yaşatılmaktadır.

Kaynak: Araştırma ve kültürel incelemeler, Meksika Kültürel Bakanlığı, Danimarka Turizm Ofisi, Tivoli Bahçeleri Resmi Yayınları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir