Danimarka Ve Türkiye Arasında Yeşil Enerji İş Birliği: Kopenhag’daki EPC Zirvesinin Ardından Yeni Fırsatlar

Kopenhag 16 Ekim 2026  GazeteDK.online 

GazeteDK Online’ın Kopenhag’da yerinde takip ettiği Türk EPC Zirvesi’nin ardından, iki ülke arasındaki iş birliğinde yeşil enerji, enerji verimliliği, su yönetimi ve Afrika’daki ortak projeler öne çıkıyor.

Danimarka ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğini geliştirmeye yönelik temaslar, enerji ve sürdürülebilir teknoloji alanlarında yeni fırsatları gündeme taşıyor. GazeteDK Online olarak 15 Eylül 2026’da Kopenhag’da düzenlenen Türk EPC Zirvesi’ni yerinde takip etmiş, Danimarkalı finansman ve teknoloji kuruluşlarıyla Türk müteahhitlik şirketlerini bir araya getiren toplantıda iki ülkenin ortak proje geliştirme potansiyelini aktarmıştık.

Toplantının ardından gündeme gelen yeni açıklamalar, bu iş birliğinin özellikle yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık su yönetimi ile üçüncü ülkelerdeki altyapı projeleri üzerinden geliştirilebileceğine işaret ediyor.

Kopenhag’daki Zirvede Ortaya Konan İş Birliği Hedefi

Dansk Industri tarafından düzenlenen Türk EPC Zirvesi, Türk mühendislik, tedarik ve inşaat şirketleriyle Danimarkalı finansman, teknoloji ve mühendislik firmalarını bir araya getirdi.

Toplantıda, Danimarka’nın finansman ve teknoloji olanaklarının Türkiye’nin uluslararası müteahhitlik deneyimiyle buluşturulması ele alındı. Özellikle enerji, altyapı ve mühendislik projelerinde şirketler arasında yeni bağlantılar kurulması ve Afrika gibi üçüncü ülke pazarlarında ortak fırsatların değerlendirilmesi üzerinde duruldu.

Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Sekreteri Fuat Kasımcan da toplantıda GazeteDK Online’a yaptığı açıklamada, Danimarka finansman kaynaklarıyla Türk müteahhitlik sektörünün bir araya getirilmesinin önemini vurgulamıştı.

Bu yaklaşım, iki ülkenin farklı alanlardaki güçlü yönlerini birleştirmeyi amaçlıyor: Danimarka’nın teknoloji ve finansman kapasitesi ile Türk şirketlerinin uluslararası proje deneyimi ve bölgesel pazarlardaki iş bağlantıları.

Başkonsolos Jacob Andersen’den Yeşil Enerji Mesajı

İş birliğinin somut alanlarına ilişkin açıklamalar, Danimarka’nın İstanbul Başkonsolosu Jacob Andersen’in 29 Eylül 2026’da Anadolu Ajansına yaptığı değerlendirmelerde de öne çıktı.

Andersen, Hamburg’da düzenlenen WindEnergy etkinliği kapsamında yaptığı açıklamada, Danimarka ile Türkiye arasında rüzgâr enerjisi, enerji verimliliği, su ve atık su yönetimi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirtti.

Danimarka’nın yeşil teknoloji ve finansman olanaklarının Türk mühendislik ve müteahhitlik şirketlerinin deneyimiyle bir araya getirilmesinin hedeflendiğini ifade eden Andersen, Türkiye’nin enerji piyasasının büyüklüğünün ve yenilenebilir enerji alanındaki gelişiminin Danimarkalı şirketler açısından fırsatlar sunduğunu söyledi.

Bu açıklamalar, Kopenhag’daki EPC Zirvesi’nde gündeme gelen şirketler arası iş birliği hedefleriyle örtüşüyor. Ancak yeşil enerji açıklamaları, zirvede alınmış resmî bir karar olarak değil, aynı iş birliği gündeminin devamında öne çıkan fırsatlar olarak değerlendirilmeli.

Rüzgâr Enerjisi Ve Enerji Verimliliği

Danimarka, rüzgâr enerjisi teknolojileri ve enerji kullanımını daha verimli hâle getiren çözümler konusunda önemli bir deneyime sahip. Türkiye ise enerji piyasasının büyüklüğü, sanayi altyapısı ve mühendislik kapasitesiyle bu alanda yeni ortaklıklara açık bir pazar sunuyor.

Andersen, Danimarkalı şirketlerin Türkiye’de rüzgâr enerjisi alanındaki iş bağlantılarını geliştirmeye çalıştığını belirtti. Özellikle mevcut türbinlerin bakım ve hizmet ihtiyaçları, teknoloji tedariki ve üretim alanlarında iş birliği olanaklarına dikkat çekti.

Enerji verimliliği de ortak çalışma alanları arasında bulunuyor. Sanayi tesislerinde ve gıda üretiminde enerji tüketiminin azaltılması, işletme maliyetlerinin düşürülmesi ve üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, iki ülkenin deneyimlerini paylaşabileceği başlıklar arasında yer alıyor.

Su Yönetimi Ve Atık Su Teknolojileri

İki ülke arasındaki iş birliğinin bir diğer önemli alanı su yönetimi.

Andersen, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, Danimarka’da gelir getirmeyen su oranının yaklaşık yüzde 7 olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 40’a kadar çıkabildiğini belirtti. Bu farkın, su kayıplarını azaltmaya yönelik teknolojiler ve altyapı yatırımları bakımından Türkiye’de önemli bir verimlilik potansiyeline işaret ettiğini söyledi.

Atık su arıtma tesislerinin yalnızca suyu temizleyen altyapılar olarak değil, aynı zamanda kaynak ve enerji üretimine katkıda bulunabilecek sistemler olarak ele alınması da gündeme geldi.

Bu alanda Danimarka’nın teknik deneyimi ile Türkiye’nin altyapı ve mühendislik projelerindeki kapasitesinin bir araya getirilmesi, yeni ortaklıkların geliştirilmesine imkân sağlayabilir.

Afrika’da Ortak Proje Fırsatları

Kopenhag’daki EPC Zirvesi’nde öne çıkan konulardan biri, iki ülke şirketlerinin Afrika’daki projelerde birlikte çalışabilmesiydi. Başkonsolos Andersen’in Anadolu Ajansına yaptığı açıklamalarda da bu konuya özel önem verildi.

Andersen’e göre Danimarkalı şirketler Afrika’da yeni iş fırsatlarına erişmekte zorlanırken, Türk müteahhitlik şirketleri bölgede geniş bir proje deneyimine ve iş ağına sahip. Bu nedenle Danimarka’nın teknoloji ve yeşil finansman olanaklarıyla Türk şirketlerinin uluslararası deneyiminin bir araya getirilmesi, üçüncü ülkelerde yeni ortaklıkların önünü açabilir.

Bu modelde Danimarkalı şirketler teknoloji ve finansman imkânlarıyla katkı sunarken, Türk EPC firmaları mühendislik, inşaat ve proje uygulama deneyimlerini paylaşabilir. Böyle bir iş birliği, her iki ülkenin şirketlerine yeni pazarlara erişim olanağı sağlayabilir.

Bununla birlikte, söz konusu fırsatlar henüz genel iş birliği alanları ve hedefler olarak ifade ediliyor. Belirli projelerin hayata geçirildiği ya da yeni anlaşmaların imzalandığı yönünde bir bilgi bulunmuyor.

COP31 Öncesinde Yeni Temaslar

Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 iklim konferansı da Danimarka ve Türkiye arasında enerji dönüşümü, enerji verimliliği, sürdürülebilir altyapı ve yeşil finansman alanlarında yeni iş bağlantıları kurulması için bir platform olarak değerlendiriliyor.

Andersen, Danimarka’nın Türkiye ile ilişkilerinin tek bir teknoloji veya projeyle sınırlı olmadığını; rüzgâr enerjisinden su yönetimine, enerji verimliliğinden sürdürülebilir altyapıya kadar farklı alanlarda uzun vadeli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirtti.

Bu yaklaşım, Kopenhag’daki EPC Zirvesi’nde ortaya konan şirketler arası iş birliği hedefleriyle birlikte değerlendirildiğinde, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir teknoloji başlıklarında daha fazla gündeme gelebileceğini gösteriyor.

GazeteDK’nın Takip Ettiği Sürecin Yeni Aşaması

GazeteDK Online olarak Kopenhag’da yerinde takip ettiğimiz EPC Zirvesi, Danimarka ve Türkiye şirketlerinin finansman, teknoloji ve uluslararası proje deneyimi üzerinden nasıl ortaklıklar geliştirebileceğini ortaya koymuştu.

Zirvenin ardından gündeme gelen yeşil enerji ve sürdürülebilir altyapı açıklamaları, bu iş birliğinin geliştirilebileceği alanları daha somut biçimde gösteriyor. Rüzgâr enerjisi, enerji verimliliği, su yönetimi ve Afrika’daki ortak projeler, iki ülkenin birbirini tamamlayan kapasitelere sahip olduğu başlıklar arasında yer alıyor.

Önümüzdeki dönemde bu fırsatların somut yatırımlara, şirket ortaklıklarına veya yeni projelere dönüşüp dönüşmeyeceği ise kurulacak iş bağlantılarına ve finansman koşullarına bağlı olacak.

Kaynak: GazeteDK Online’ın 15 Eylül 2026 tarihli Kopenhag Türk EPC Zirvesi haberinden ve Anadolu Ajansının 29 Eylül 2026 tarihli, Danimarka’nın İstanbul Başkonsolosu Jacob Andersen’in açıklamalarına dayanan haberinden yararlanılmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir