İngiltere: Tarihin İzinde, Kültürün İçinde Gözlemlerle Bir Yolculuk – 2 Öküzlerin Geçtiği Nehirden Dünyanın Bilgi Merkezine: Oxford’un 900 Yıllık Hikâyesi

Kopenhag 5 Ağustos 2026

Foto Tülay Çetinkaya Saraçoğlu

Oxford isminin şaşırtan hikâyesi, Frankfurt ile ortak kökeni ve Türkiye ile akademik bağı

İngiltere’nin tarihi şehirlerinden Oxford’u bugün dünyaya tanıtan şey sadece eski taş binaları, görkemli kolejleri veya dünyaca ünlü üniversitesi değil. Bu şehrin hikâyesi aslında çok daha sade bir yerden başlıyor.

Oxford kelimesi, eski İngilizcedeki iki kelimenin birleşiminden oluşuyor: “Ox” yani öküz ve “Ford” yani nehirde sığ geçit. Kısacası Oxford’un anlamı, “öküzlerin geçtiği nehir geçidi” demek.

Yüzlerce yıl önce Thames Nehri’nin bu bölgesinde suların daha sığ olduğu bir geçiş noktası bulunuyordu. İnsanlar ve özellikle çiftçiler hayvanlarını bu noktadan karşıya geçiriyordu. Zaman içinde bu küçük geçit, ticaretin ve yerleşimin geliştiği önemli bir merkeze dönüştü.

İlginç bir benzerlik ise Almanya’nın Frankfurt şehrinde karşımıza çıkıyor. Frankfurt ismi de “Frank” halkı ve “Furt” yani nehir geçidi kelimelerinden geliyor. İngilizcedeki “ford” ile Almancadaki “furt” aynı eski Cermen dil kökünden geliyor.

Yani biri “öküzlerin geçtiği yer”, diğeri ise “Frankların nehri geçtiği yer” anlamını taşıyor.

Foto Tülay Çetinkaya Saraçoğlu

Oxford Üniversitesi: 900 yıllık bilgi geleneği

Oxford’un dünya çapındaki ününü ise üniversitesi oluşturuyor.

Oxford Üniversitesi’nin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmese de burada eğitim faaliyetlerinin 11. yüzyılın sonlarında başladığı, 12. yüzyıldan itibaren ise önemli bir akademik merkez hâline geldiği kabul ediliyor.

Bugün Oxford, dünyanın en eski ve en saygın üniversitelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Üniversitede yaklaşık 27 bin öğrenci eğitim görüyor. Öğrencilerin yaklaşık yüzde 40’tan fazlası Birleşik Krallık dışından geliyor. Oxford’da yaklaşık 175 ülke ve bölgeden gençler eğitim alıyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Almanya, Hindistan, Kanada, Avustralya ve Avrupa’nın birçok ülkesinden öğrenciler, Oxford’un tarihi koridorlarında bilgi yolculuğuna çıkıyor.

Foto Tülay Çetinkaya Saraçoğlu

36 kolejli özel eğitim sistemi

Oxford’u diğer üniversitelerden ayıran en önemli özelliklerden biri kolej sistemidir.

Üniversite bünyesinde 36 kolej bulunuyor. Öğrenciler sadece bir bölüme değil, aynı zamanda bir koleje bağlı oluyor. Bu sistem sayesinde öğrenciler akademisyenlerle daha küçük gruplar hâlinde çalışma fırsatı buluyor.

Oxford’da:

  • hukuk,
  • tıp,
  • ekonomi,
  • bilgisayar bilimleri,
  • mühendislik,
  • tarih,
  • felsefe,
  • edebiyat,
  • fen bilimleri

gibi birçok alanda eğitim veriliyor.

Oxford’da eğitim almak büyük bir başarı

2026 yılı itibarıyla Oxford’da okumak hem akademik hem de maddi açıdan büyük bir hedef.

Birleşik Krallık öğrencileri için yıllık ücretler yaklaşık 10 bin sterlin seviyesindeyken, uluslararası öğrenciler için bölümüne göre yıllık ücretler yaklaşık 37 bin ile 63 bin sterlin arasında değişebiliyor.

Ancak Oxford’a girmek sadece yüksek notlarla değil; öğrencinin düşünme yeteneği, akademik ilgisi ve mülakat başarısıyla da değerlendiriliyor.

Foto Tülay Çetinkaya Saraçoğlu

Türkiye ve Danimarka’dan da öğrenciler Oxford yolunda

Oxford, dünyanın farklı ülkelerinden başarılı öğrencileri kabul eden küresel bir üniversite.

Türkiye ve Danimarka’dan da öğrenciler Oxford’da eğitim alıyor. Ancak Oxford’un en çok tanınan mezunları arasında Türk ve Danimarkalı isimler, bazı büyük ülkelerle kıyaslandığında daha az sayıda bulunuyor.

Buna rağmen Türkiye’den ve Danimarka’dan gelen akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler Oxford’un uluslararası bilim dünyasının bir parçası olmaya devam ediyor.

Foto Tülay Çetinkaya Saraçoğlu

İlber Ortaylı: Oxford’da öğrenci değil, akademisyen olarak bulundu

Türkiye’nin en tanınmış tarihçilerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı da Oxford’un akademik dünyasıyla bağlantısı olan önemli isimlerden biri.

Ortaylı, Oxford Üniversitesi’nden mezun değildir. Ancak akademik kariyeri sırasında Oxford Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapmış, dersler ve seminerler vermiştir.

Osmanlı tarihi, Avrupa tarihi ve devlet kurumları üzerine çalışmalarıyla tanınan Ortaylı’nın Oxford’da akademik bilgi paylaşımında bulunması, Türkiye ile Oxford arasındaki bilimsel bağın güzel örneklerinden biridir.

Foto Tülay Çetinkaya Saraçoğlu

Bir öküz geçidinden dünya bilimine

Bugün Oxford sokaklarında yürüyen bir insan, belki de bin yıl önce aynı bölgede hayvanlarını nehirden geçiren çiftçilerin izlerini taşıyan bir şehirde olduğunu hissedebilir.

Bir zamanlar sadece bir nehir geçidi olan Oxford, zaman içinde insanlığın bilgi, bilim ve düşünce tarihinin en önemli merkezlerinden biri hâline geldi.

Belki de Oxford’un en etkileyici hikâyesi burada saklı: Küçük bir yerden başlayan bir yolculuğun, yüzyıllar sonra dünyanın dört bir yanından gelen insanların buluştuğu büyük bir bilgi merkezine dönüşmesi.

Kaynaklar: University of Oxford resmi istatistikleri, Oxford Üniversitesi tarih kaynakları, akademik biyografi kaynakları.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir