Danimarka sanat gündeminin en heyecanla beklenen James Turrell ‘Skyspace’ 19 Haziran 2026 yılında ziyarete açılıyor.
Peki James Turrell kim ve bu sergi Danimarka sanat gündeminde neden bu kadar ilgi gördü?
Şahsi olarak James Turrell benim mimari ve aydınlatma eğitim hayatım boyunca ışığa olan ilgimi, algımı en derinden etkileyen bir sanatçı olmakla birlikte sanat ve mimari alanında en çok saygı duyulan sanatçılardan biridir. Sanat dünyasında ‘Light and Space’ akımının başta gelen Amerikalı ‘Işık’ ustası olan James Turrell kendi sanatını ve eserlerini ‘Işığın kendisi’ olarak da tanımlar.
Alışılagelmiş sanat normlarının dışına çıkan eserlerinde en ilgi çekici özelliklerinden biri ise bu sanat formunun aslında bir formu, bir objesi hatta spesifik bir odak noktası olmamasıdır. Geriye kalan ne diye sorarsanız, aslında her şeyden önemli olan bu sanatın üzerimizde yarattığı fiziksel ve varoluşsal deneyimidir. Kendisi bu deneyimi Guggenheim müzesine verdiği bir röportajında; ‘Kendini görürken görmeyi ve nasıl algıladığını anlama fikri’ olarak tanımlar.
Işık ile çalışan bir mimar olarak kendisinin röportajlarını ve çalışmalarını sıkça takip ettiğim bu sanatçının ikinci bir eserini görecek olmanın heyecanı ile beraber sizlere James Turrell’in eserlerinin ve sanatının değerini biraz daha anlatmak isterim. Işık gerçekten çok kompleks bir enerji ve medya olmakla beraber hayatımızda tartışılmaz bir öneme sahiptir. Turrell’in çalışmalarındaki en büyük amaçlarından biri ise ışıkla insan arasında bulunan bu güçlü temel ilişkiyi bu eserler aracılığı ile daha güçlü bir hale getirmektir. Işığı insan algısını etkileyen ve kontrol eden bir medya olarak kullanması ile beraber belki de manipüle edilmesi en zor olan ışık kaynağını, güneş ışığını birçok eserinde ana element olarak kullanmaktadır. Haziran ayında buluşacağımız bu Skyspace isimli eseri de güneş ışığını ana element olarak kullanana eserlerinden biridir.
Sanatçının hayatı boyunca algı, ışık, renk ve alanlar üzerine yaptığı, bulunduğu alanlara özgü odaklı çalışmalarından biri olan ‘Skyspaces’ isimli sergisinin şimdiye kadarki en büyük versiyonu Arhus’ta bulunan Aros müzesine geliyor. İnşaatı başlamış olan bu serginin açılış tarihi ise Haziran 2026’yı hedef gösteriyor. Sanat dünyasında özellikle Danimarka’da çok büyük bir etki yaratan bu haber Arhus’u ve özellikle Aros müzesini olduğundan daha da büyük turistik bir merkeze dönüştürecek bir etki yaratması bekleniyor.
Hali hazırda Kopenhag’da, Copenhagen Contemporary müzesinde bulunan ‘Aftershock’ isimli sergisi kalıcı bir sergiye dönüşerek Kopenhag’ı ve Contemporary müzesini dünyanın her bir yanından gelen sanat aşıklarına hedef göstermişken Danimarka’da bulunacak ikinci eserinin yaratacağı etkiyi heyecanla bekliyorum ve sizleri eğer henüz ziyaret etmemiş iseniz, Copenhagen Contemporary’e ‘Aftershock’u görmeye davet ediyorum!
Doğa Gürler kimdir?
2000 yılında Ankara’da doğdum. Çankaya Üniversitesi İç Mimarlık bölümünü ikincilikle bitirdim ve aynı zamanda Mimarlık bölümünde çift anadal yaptım. İç Mimarlık bölümünden mezun olduktan sonra, eğitimim süresince ilgimi çeken ışık ve aydınlatma alanında yüksek lisansımı tamamladım. Yüksek lisansım sırasında staj yaptığım Fortheloveoflight isimli mimari aydınlatma firmasında, stajımın ardından tam zamanlı olarak Aydınlatma Tasarımcısı pozisyonunda çalışmaya başladım.
Zamanımın büyük bir kısmını sanatla, kitaplarla ve filmlerle geçiriyorum. Bu dünyada, eğitimimin kazandırdığı vizyonla sizlere tasarımın ve sanatın inceliklerini sunmayı hedefliyorum.
